Facebook
RSS

Faiz yasağı bildiren ayetlerin Medine’de son inen ayetlerden olduğu bilinmektedir. Hz. Ömer’in şöyle dediği nakledilmiştir: “Kur’an’ın en son inen ayeti riba yasağı bildiren ayettir.

Müfessirlerin çoğuna göre, riba ayetleri, Taif’te oturan Sakif Kabilesi’nin faiz problemiyle ilgili olarak inmiştir. Bu kabilenin Hz. Peygamber’le yaptığı “Taif Anlaşması”na göre, onların başkalarında olan faiz alacakları devam edecek, fakat başkalarının onlardan olan faiz alacakları kaldırılacaktı. Sakif’ten Amr b. Umeyr Oğulları denilen dört kardeş Taif’in fethi sırasında İslâm’a girmiş, faiz alacaklarının vadesi gelince de bunları tahsil için Mekke’ye adam göndermişlerdi. Mekke’de oturan Muğire Oğulları faiz borçlarını ödemek istemeyince, aralarında düşmanlık doğdu. Anlaşmazlık Mekke valisi Attâb b. Esîd’e (ö.13/634) götürüldü. Attâb durumu Hz. Peygamber (s.a)’e yazdı. Bunun üzerine faiz ayetleri indi ve Allah’ın Rasûlü ayetleri Mekke valisine yazdı ve hükme razı olurlarsa ne âlâ, aksi halde onlara karşı harp ilan etmesini bildirdi. Durumu öğrenen Sekif kabilesi faiz istemekten vazgeçti.

İsmâîl b. Abdirrahman es-Süddi (ö.127/745)’den nakledildiğine göre, riba ayeti, cahiliyye devrinde ortak iş yapan Abbas b. Abdilmuttalib (ö.32/652) ile Muğire Oğullarından bir şahıs hakkında nazil olmuştur. Bu ikisi Amr Oğulları ile Sakif Kabilesinden birçok kişiye faizle borç para veriyorlardı. İslâm gelince bunların faizde büyük servetleri vardı. Kendilerine yalnız anaparalarını alabilecekleri bildirmiştir.

Çünkü ayetlerde şöyle buyurulur: “Eğer inanıyorsanız faizden geri kalan kısmı bırakın.” “Böyle yapmazsanız, Allah’a ve Rasûlüne karşı savaşa girdiğinizi bilin. Tevbe ederseniz anaparanız sizindir.”

Hz. Peygamber faiz yasağı uygulamasına Mekke’de Veda haccı sırasında şu sözleriyle kendi yakınlarından başladığı nakledilmiştir:

“Dikkat ediniz, cahiliyye devrinden kalma faizin hepsi kaldırılmıştır. Kendisini kaldırdığım faizin ilki, amcam Abbas b. Abdilmuttalib’in faizidir.”

Mekke ve Taif’in fethi  8. Hicret yılında Veda Haccı ise 10. Hicret yılında vuku bulmuştur. Riba yasağı da bu tarihlerde gelmiş ve Hz. Peygamber (s.a) bundan sonra 81 gün kadar yaşamıştır. Ancak bu süre içinde artık helal veya haram hüküm bildiren bir ayet inmemiştir. Riba hükümlerinin Hz. Peygamber’in (s.a) vefatına yakın bir zamanda gelmesi, gerek açıklama ve gerekse uygulama bakımından gerekli zamanın kalmadığını gösterir. Bu yüzden cahiliyye devri Araplarının riba sözcüğünden ne anladıklarını belirlemek önem arz eder.

YAZAR: PROF. DR. HAMDİ DÖNDÜREN

Kaynak: Ticaret İlmihali




coded by nessus

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)