Facebook
RSS

İcare, İslam Hukukunda gerek menkul ve gayrimenkul malların kiralanması akitlerini gerekse iş ve hizmet sözleşmelerini kapsamına alan bir kavramdır. Kira konusu şeyin İslam Hukuku’na göre meşru olması gerekir. Katılım Bankası, faizsiz bankacılık ilkelerine uygun olan her türlü kira finansmanı ile hizmet (eğitim, sağlık vs.) finansmanını sağlayabilir. Burada en önemli nokta; müşterinin kiralamak istediği şeyi veya almak istediği hizmeti önce kurumun kiralamış veya almış olmasıdır.

Mülkiyetin devri ile sona eren kira akdi / leasing isekira akdi + süre” sonunda cüzi bir bedelle “satış akdi veya kira akdi + hibe (bağış) akdi” yöntemiyle yapılan yeni bir akit türüdür.

Leasing, finansal kiralama kanununda “kiralayanın, kiracının seçimi ve talebi üzerine, üçüncü kişiden satın aldığı veya başka suretle temin ettiği bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak ve belli bir süre feshedilmemek şartı ile kira bedeli karşılığında kiracıya bırakması” şeklinde tanımlanmaktadır[1]. Bu kanunun dokuzuncu maddesinde ise “taraflar sözleşmede, sözleşme süresi sonunda kiracının, malın mülkiyetini satın alma hakkına haiz olacağını kararlaştırabilirler” ibaresiyle, kira sözleşmesine konu olan malın mülkiyetinin devri hususunda tarafların anlaşabileceklerine işaret edilmiştir. Buna göre leasing, bir yatırım malının mülkiyeti leasing şirketinde kalarak, belirlenen kiralar karşılığında kullanım hakkının kiracıya verilmesi ve sözleşmede belirlenen değer üzerinden mülkiyetinin kiracıya geçmesini sağlayan bir finansman yöntemidir.

Leasing, yatırım mallarının satın alınması yerine, kiralanarak kullanılmasını sağlayarak, firmaların işletme sermayelerini, diğer ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılması ile verimliliğin ve karlılığın artmasında önemli rol üstlenir[2].

Leasing şöyle yapılır: Kişi almak istediği bir malın, Katılım Bankası tarafından alınıp, kendisine, normal kira bedelinin çok üstünde ödeyeceği bedellerle kiralanmasını istemektedir. Katılım Bankası da müşteriyi araştırmakta ve malı alıp mülkiyetini müşteriye devretmeden, belli vadelerde ödeyeceği kira bedelleri karşılığında malı müşteriye kullandırmaktadır. Kira süresi sonunda, Katılım Bankası söz konusu malı müşteriye ya hibe etmekte ya da sembolik bir bedel karşılığında satmaktadır.

Bu uygulamanın esası şudur: Bir malın gerek vadeli/taksitli gerekse peşin olarak satılması durumunda söz konusu malın mülkiyeti müşteriye geçmektedir. Mal vadeli/taksitli olarak satılmışsa müşteri artık belirlenen vadede/vadelerde ödemeyi yapmakla mükelleftir. Ancak bu durum satıcı açısından risk oluşturmaktadır. Zira malın mülkiyeti alıcıya geçmiş, fakat malın bedeli henüz tahsil edilmemiştir. İşte bu riskin ortadan kaldırılması için malın bedeli tamamen ödeninceye kadar, mülkiyetinin satıcıda kalmasını temin edecek bir finans yöntemi geliştirme ihtiyacı duyulmuştur. Bugün itibariyle leasing / finansal kiralama bu gereksinimi karşılayacak bir metot olarak görünmektedir.

Yazar: Mehmet Odabaşı (Kuveyt Türk Danışma Kurulu Üyesi)

Kaynak: Kuveyt Türk Faizsiz Bankacılık İlkeleri Eğitim Notları



[1] “Finansal Kiralama Kanunu”, RG, 28.06.1985, s. 18795.

[2] http://www.fider.org.tr/Hindex.asp?Op=1




Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)