Facebook
RSS

İslam ekonomisi, reel ekonomi anlayışının gereği olarak istikrarlı ve reel para sistemini savunur. Bu bir noktada belirsizlik ve belirsizliklerin giderilmesi ilkesinin tabii bir sonucudur. Paranın sadece mübadele aracı olma fonksiyonu ön plana çıkarılmıştır. Yine madeni para sistemi asırlarca fiyat istikrarının en önemli faktörü olmuştur. Bu yüzden Osmanlı ekonomisinde görülen fiyat hareketlerinin günümüz şartların a göre enflasyon olarak tanımlanması oldukça zordur.[1]

Enflasyon gerçek talep artışından kaynaklanmaz. Onun asıl sebebi parasal genişlemedir. Parasal genişlemenin denetim altına alınması, bir başka deyişle istikrarlı para rejimi iktisadi istikrarın temelidir. Madeni para rejimi veya kıymetli maden (altın ve gümüş) karşılıklı kağıt para rejimi bunu sağlar.

Mali sistemin oluşturulmasında sayımların büyük yeri vardır. Mesela Osmanlı kamu maliyesi öncelikle sayımlara dayanmaktaydı.Sayımlar bir yönüyle kayıtlı iktisad anlayışının somut örneğidir.

Her devlet kamu hizmetlerini yerine getirmek, güvenlik ve savunmayı sağlamak için harcamalar yapmak ve bu harcamaları finanse edecek kaynakları bulmak zorundadır. Bunun için Osmanlı devleti de kaynaklarını bilme amacıyla sayımlar yapıyordu. Sayımlar bir yönüyle kayıtlı iktisad anlayışının somut bir örneğidir.

Aslında devlet, sayım geleneğinin olduğu ülkelerde yayılmıştı. Sasani, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Selçuklu, Memlük Devletleri nüfus ve vergi sayımları yapıyorlar, böylelikler ülkelerinin maddi imkanlarını tesbit ediyorlardı.

Osmanlılar, öncelikle tımar kesimini teşkilatlandırmak için yaptıkları ve tapu tahrirleri de denen bu sayımları gelir kaynaklarındaki değişiklikleri izleyebilmek için genellikle 30 yılda bir tekrarlarlardı. Bu türde 16. y.y. ait üç sayım serisi vardır. 17. y.y. sonlarından itibaren bütün ülkenin sayılmasına gerek görülmeyerek ancak yeni fethedilen veya elden çıktıktan sonra geri alınan bölgelerin sayımı yapılmıştır. Bu sayımlar, ahkam ve şikayet defterleri gibi, bugün özellikle köy toprak ihtilaflarının işe yaramaktadır.

PROF. DR. AHMET TABAKOĞLU

————————————————————–

[1] 1326-1740 arasında Osmanlı akçesinin yıllık ortalama değer kaybı %0,2 olduğunu burada tekrarlayabiliriz.




Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)