Facebook
RSS

İslâm ekonomisindeki bağlantı örgüsünün bütün yönle­rini ve bu bağlantının diğer İslâmi unsur ve özelliklerle olan ilişkisini özet olarak şu şekilde sunabiliriz.

a-İslâm ekonomisinin inançla olan bağlantısı: İslâ­m’ın ekonomik doktrininin ruhî azığının yegâne kaynağı da inançtır. Müslüman’ı, İslâm’ın ekonomik doktrinine göre ta­vır almaya iten unsur inançtır. Çünkü ekonomik doktrin de inançtan doğmaktadır. İnanç; ekonomik doktrine bir iman damgası ve aslî bir değer kazandırmaktadır. Ancak doktrinin pratik uygulama alanında ortaya koyduğu objektif sonuçları ve Müslümanın gönlünde meydana getirdiği şuuru göz ardı etmememiz gerekmektedir. Bu şuur da, inançtan doğmaktadır. Yürütme garantisi gücü, sübjektif ve imanî karakter, gönül huzuru gibi özellikler, İslâm ekonomisinin ayırıcı özellikleri­dirler. İslâm ekonomisi, dayanmakta olduğu temel inanç yoluyla bu özelliklere sahip olmaktadır. Ayrıca İslâm ekono­misi bu inancın genel çerçevesi içinde oluşmaktadır. Bu se­beple de İslâm ekonomisi, ancak bu inancın ve bu inançla olan karşılıklı ilişkilerinin ışığında ele alınıp incelenebilir.

b-İslâm Ekonomisinin, İslam’ın kâinat ve hayata iliş­kin anlayışı ve eşyayı yorumlama hususundaki özel ile olan bağlantısı: İslamiyet, mülkiyeti, sorumsuz bir yetkiyi değil de tam bir sorumluluğu kapsayan ve korunması gereken bir hak olarak kabul eder. Ayrıca maddi kazanca maddi hesapta verdiği manadan çok daha geniş bir anlam ka­zandırmaktadır. İslami anlamdaki kazancın çerçevesine, İs­lâm dışı bir perspektiften bakıldığında zarar unsuru olarak kabul edilen birçok gelişme ve faaliyetler de girmektedir.

Tabiî olarak İslam’ın mülkiyet hakkındaki bu anlayışının, İslâmi kurallar çerçevesinde özel mülkiyet ye bu mülkiyetten yararlanma keyfiyetine de etkisi olmakladır. Ayrıca ekonomik ortamın, İslam’ın kazanç hakkındaki anlayışından da etkilenmesi normaldir. Ancak bu etkileniş, kazanç kavra­mının derinliği ve köklülüğü oranında olacaktır. Dolayısıyla uygulama esnasında bu kavramın İslâm ekonomisine etkisi ol­maktadır. Şu halde uygulama esnasında İslâm ekonomisini
incelemek gerekmektedir. Bu uygulama esnasında İslâm ekonomisini, çeşitli İslâmi kavramların etkisinden ayrı tutmak doğru değildir.

c-İslâm ekonomisinin, İslâm’ın Müslüman çevreye yaymış olduğu kendi özel kavramlarına dayalı duygularla olan bağlantısı. Her Müslümanın kalbine başkalarını sevme, başkalarının kıvanç ve tasalarına ortak olma özünü akıtan bir pınarı fışkırtan genel kardeşlik duygusunu buna örnek olarak gösterebiliriz. Bu pınar: Müslümanın kardeşlik duygusunun şuuru oranında ve insanın ruhi yapısının İslâmi duygularla ve İslâm toplumunda-uyulması gereken terbiye kurallarına olan yakınlığı nispetinde kaynayıp fışkır­maktadır. Ekonomik hayatın şekillenmesi ve doktrinin, güt­mekte olduğu amaçlarla bağlantı kurması hususunda bu duy­gularla Şuurun çok önemli rolleri olmaktadır.

d—Mali siyasetin İslâm’ın ekonomik doktrininin prog­ramından bir parça olarak kabul edilmesine müsaade edilecek derecede ekonomik doktrin ile devletin mali siyaseti ara­sındaki bağlantı. Mali siyaset, genel ekonomik siyasetle birleşecek bir şekilde ortaya konmuştur, İslâm’ın malî siya­seti, devletin gerekli harcamalarını sağlamakla yetinmez. Ay­nı zamanda sosyal denge ve genel dayanışmanın hâkim kılın­ması için yapılan çalışmalara da katkıda bulunur. Bu sebep­le malî siyasetin, genel ekonomi siyasetinden bir parça olarak kabul edilmesi zorunluluk haline gelmiştir, devletin maliye düzenine ilişkin hüküm­lerin de genel olarak ekonomik hayatın kanunî yapısının kap­samına alınması gerekmektedir.

YAZAR:MUHAMMED BAKIR es SADR




Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)