Facebook
RSS

Esasen “kitab” tarife muhtaç değildir. Zira Kur’an denilince herkes ne kasdedildiğini bilir. Ancak usülcüler bazı nedenlerden dolayı “Kitab”ın tarifine özen göstermişlerdir.

Usülcüler kitap için birçok tarif yapmışlardır. Biz bunların tümünü göz önüne alarak şöyle bir tarifi tercih edeceğiz: “Kitap ya da Kur’an”, Yüce Allah’ın Hz. Muhammed’e (s.a.v) arapça olarak indirilmiş, bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş, Mushaflarda yazılı, Fatiha Suresi ile başlayıp, Nas Suresi ile sona ermiş kelamıdır.

Verilen tarif ile Yüce Kitab’ın, onu önceki semavi kitaplardan ve Hz. Peygamberin hadislerinden ayırdeden özellikleri açığa kavuşmuş olmaktadır.

Kitab’ın (Kur’anın) özellikleri kısaca şunlardır:

1- Kitap arapça dil ile indirilmiştir. Bu özelliği ile Kur’an, Yüce Allah’ın Tevrat ve İncil gibi önceki kitaplarından ayrılmaktadır. Çünkü onlar arapça dilinde indirilmemiş, sonradan Arapçaya ve başka dillere tercüme edilmiştir. Buna göre Kur’an’ın başka bir dile tercümesi Kur’an sayılmaz. Kur’an tercümesine dayanarak istinbat edilemez(hüküm çıkarılamaz).

2- Kur’an’ın gerek manası gerek arapça olan lafızları Allah katından indirilmiştir. Hz. Peygamberin (s.a.v.) bu konudaki vazifesi bunları Yüce Allah’tan alıp insanlara tebliğ etmek ve açıklanması gereken yönlerini açıklamaktır. Bu özelliği ile Kur’an Hz. Peygamberin (s.a.v.)’den sadır olan gerek kudsi, gerek nebevi hadislerden ayrılır.

3- Kur’an tevatür yoluyla nakledilmiştir. Tevatür, normalde yalan üzerinde birleşmesi aklen mümkün olmayan bir topluluğun aynı özellikteki bir topluluktan yaptığı rivayettir. Kur’an indiği andan itibaren günümüze kadar geçen bütün devirlerde hem yazılı hem de sözlü olarak tevatüren sabit olmuştur.

Burada, Kur’an’nın nasıl nazil olduğu ve bize ulaşmadan önce nasıl tedvin edildiği hakkında birkaç söz söylememiz uygun olur.

İlahi hikmet, Kur’an-ı Kerim’in önceki kitaplar gibi topluca indirmeyip, 23 yıllık peygamberlik süresi içinde olaylara göre ve yeri geldikçe kısım kısım indirilmesini gerekli kılmıştır.

Rasulullah’ın (s.a.v)’ın ashabı savaşta ard arda yok olup gitmeye başlayınca Hz Ebubekir hafızası güçlü olduğu herkesçe bilinen hafızları topladı. Nihayet Hz. Peygamberin (s.a.v.)’den aldıkları şekil ve tertibe göre Kur’anı yazdılar. Sonra Hz. Osman zamanında Mushaflar çoğaltılarak önemli İslam beldelerine gönderilmiştir.

Şurası muhakkak ki, Kitap, İslam Hukunun temeli ve ilk kaynağıdır. Yüce Allah Kur’anı her şeyin açıklayıcısı kılmıştır. Kitapta hükümlerin teşri’ bazen icmali, bazen tafsilidir. Kitap’ta hükümlerin teşri’inin bu şekilde yer almasındaki hikmet, nassların ve dinin temel kurallarının, zaman ne kadar ilerlerse ilerlesin, toplum ne kadar gelişirse gelişsin ve ihtiyaçlar ne kadar çok ve çeşitli hale gelirse gelsin, kıyamete kadar insanlığın bütün ihtiyaçlarına cevap verebilecek niteliğe sahip kılınmasıdır.

Tercüme: PROF. DR. İBRAHİM KAFİ DÖNMEZ




coded by nessus

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)