Facebook
RSS

Sukuk (ﺼﻛﻮﻚ) Arapça “Sak” kökünden gelmektedir. Sak (ﺼﻚ), kelime anlamı olarak sertifika veya vesika anlamlarını içinde barındırır. Sukuk ise Sak’ın cemisi (çoğulu) olduğundan Saklar, Sertifikalar anlamına gelir. Arap piyasalarında bono ve tahviller için Senet kelimesi kullanılırken İslami finansman bonoları olan Saklar için ise Sukuk denilmektedir. (Sözgelimi: Ürdün Senedat ve Sukuk borsası gibi.)

İslami finansman bonolarının çeşitli türleri olmakla birlikte temelde 4 türü vardır. Bunları:

  • Leasing’e dayanan Sukuk,
  • Muşaraka veya Mudaraba’ya dayanan Sukuk,
  • Murabaha’ya dayanan Sukuk ve
  • Salam’a dayanan Sukuk olarak sınıflandırabiliriz.

Teknik olarak varlık senedi şeklinde de isimlendirilebilecek olan (securitized assets) Sukuklar diğer senetlerden farklı olarak varlığa dayanmak zorundadır. Bunu şöyle de açıklayabiliriz: Şu an ülkemizde de yapılan faizsiz bankacılık modelinde nakit kredi kullandırmanın ve ticari olmayan kredi kullandırmalarının yasak olduğu bir gerçektir. Kredi (Fon) kullandıran kurum kaynağı nereye aktardığını bilmek zorundadır. Sukuk sisteminin işleyişi de aynen bu şekildedir. İhraç edilen bütün sertifikaların temelinde gerçek bir ticari ilişki ve gözle görülebilir maddi bir gerçeklik istenmektedir. Zaten Arapların da Senet ve Sukuk olarak sistemlerini ayırmalarının altında bu gerçeklik yatmaktadır.

Sukuk sistemini anlamak için öncelikle VDMK sistemini bilmek gerekmektedir. Varlığa Dayalı Menkul Kıymet olarak da isimlendirilen bu modelde geleneksel mevduat-kredi ilişki değişmiştir. Kısaca anlatmak gerekirse VDMK modelinde süreç şu şekilde işlemektedir:

  1. Basit bir VDMK ihracı kaynak firma ile başlar. Kaynak firma alacak portföyüne sahip olan taraftır.
  2. Kaynak firma daha sonra bu portföyü özel amaçlı kuruma (SPV) satar veya transfer eder. SPV ise portföyü menkul kıymete dönüştürür ve yatırım bankaları da bu kıymetlerin yatırımcılara satılmasına aracılık eder.
  3. İşlem sırasında sigorta şirketleri ve derecelendirme kuruluşları da devreye girerler.

 SPK mevzuatına 1992 yılında giren VDMK beklediği talebi görememiştir. Mevzuatta tüketici, konut kredileri, finansal kiralama sözleşmesinden doğan alacaklar, ihracat işlemlerinde doğan alacakların VDMK’a dönüştürülmesine imkan tanınmıştır.

Görüldüğü üzere ülkemizde Sukuk işlemlerinin teknik olarak yapılmasında bir sakınca yoktur. Elle tutulur, gerçek ticari ilişkilerden doğan alacakların (KFD, Kar-Zarar Ortaklığı, BFD) veya finansal kiralama sözleşmesinden doğan alacakların bir katılım bankası tarafından varlığa dayalı olarak menkul kıymetleştirilmesi için SPK’nın birkaç değişiklik yapması yeterli olacaktır. Gelir Ortaklığı Senetleri’nin yıllar önce ülkemize getirdiği hareketliliği bugün Sukuk sistemi getirebilir.

——————————————–

 Kaynak: Islamic Banker (News and Analysis of Islamic Banking, Finance and Insurance) Mart-Nisan 134 & 135 Sayfa: 8




Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)