Facebook
RSS

21. y.y. insanlık tarihinde emsali görülmemiş hızlı geçişler ve değişimlerle dolu, bu yüzden de insanların ekserisinin takipte zorlandığı, kendisini bu sirkülasyonun akışına bıraktığı bir asır. Öyle ki çoğu insan hayatın hızlı akışı içerisinde gözlerini açıp “ne oluyor, ne yapıyorum” demeye bile fırsat bulamıyor. İnancını, kendisine dikte edilen hareket ve davranış kalıplarını, sosyal ve kültürel yapının öğretilerini, kısacası hayatta öğrendiği ne varsa, bunlar “doğru mudur, doğruysa ne kadar doğrudur?…” gibi fıtri sorgulamaları bile yapamadan ölüp gidiyor.

Aslına bakılırsa bu devirdaimi takip edip ve yönlendirenlerin, kendi istedikleri tarzda toplumsal değişim ve dönüşümleri arzulayanların amacı da, güçlü şok darbeleriyle, -mecbur bırakarak- bizleri bu dönüşüme dahil etmek, gaye-i hayatlarını düşünmeyen, bu gaye için gerekli olan iş ve amelleri yapmayan, var olduğu durum ve şartları sorgulamayan bir toplum inşa etmek. Bu büyük inşanın adı: KAPİTALİST TOPLUM, KAPİTALİST İNSAN. Bu inşanın, İslam cemaatindeki yansımasının adı ise KAPİTALİST MÜSLÜMAN.

Tarih perspektifinde gözüken inayete dikkat çekip, potansiyelimiz ve istikbalimiz hususunda biraz daha farkındalık kazanarak, Müslümanlara biçilen ve yakışmayan bu kimlikten sıyrılmak için girişeceğimiz analiz, inşaallah istifadeye medar olur.

Osmanlı Devleti yıkılmadan önce sâdece 3 bağımsız İslam Ülkesi kalmıştı: Türkiye, İran ve Afganistan. Geriye kalan Müslüman ülkeler sömürgeleştirilmişti.

Birinci dünya harbinden sonra bağımsız İslam Ülkeleri sayısı 8’e yükseldi. Bu sayı 20. asrın ilk yarısında 37’yi bulurken, 70’li yıllarda 45 çıktı. Ve günümüze gelindiğinde ise bağımsız İslam Ülke sayısı 55’i geçmiş bulunmaktadır.1

 Washington’daki Pew Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan “Küresel Müslüman Nüfusun Geleceği” raporuna (projeksiyonuna) göre, dünyada 2010 itibariyle, 1.6 milyar olan Müslüman nüfus vardır ve bu dinamik nüfusun 2030 yılında 2.2 milyara çıkması beklenmektedir.2

Bununla beraber, son yıllarda İslam Dünya’sında, yeni, dinamik ve güçlü atılımlara temel oluşturabilecek gayretler, tecdid faaliyetleri ve alternatif sistem arayışları dikkat çekmektedir. Gerçekleşen olaylar, girişilen faaliyetler ve İslam ülkeleri arasında gelişen yeni işbirliği ve entegrasyon çabaları, 55’ten fazla ülke ve 1.6 milyarlık bir nüfus, Prof. Dr. Beşir Hamitoğulları’nın ifadesiyle, “İslam toplumunda meydana gelen tüm bu gelişmeler neyi haber vermektedir?”

“İslam Dünyası yeni arayışlar içindedir. Bir din, bir uygarlık, bir kültür, bir iktisat ve bir politika olarak İslam; meydan okumaya hazırlanmaktadır. Gelecek zamanı, şu anda iki cephe* halinde saf tutmuş hiç bir blok, kendi tekeline alamayacaktır. Gelişmeler bunu göstermektedir.”3

Tüm bu gelişmelere karşın, Kapitalizmin bu kalabalık nüfusa ve ülkelere ekonomik olarak egemenliğini devam ettirebilmesi, kapitalizmin kendi değer ölçülerine benzemeyen –ki kapitalizmin aslında değer ölçüsü yoktur, onun ölçüsü değersizliktir– sosyal yaşam biçimlerini, ideolojileri, inancı ve kültürel değerleri asimile etmesi, kendileştirmesi ve içini boşaltmak siyaseti izlemesi ile mümkündür. Ve kapitalist hegemonyayı etkin hale getirmek içinde teknoloji, basın, moda, sanat gibi argümanları oldukça etkin olarak kullanmaktadır.

İslam’ı da küçük düşürmek, geri, çağdışı (gerici) göstererek, İslam Dünyası’nın okumuşlarından başlamak üzere, aşağılık kompleksleri oluşturabilmektedir. Kendi özlerine yabancılaşan Müslüman halk, böylece Batı kültürü, düşüncesi ve teknolojisine (yaşam biçimine) çimlenme ve filizlenme ortamları oluşturacak duruma gelmektedir.”4

Kendi özüne yabancılaşan, inanç ve kültür değerlerinden taviz veren Müslüman tebanın, aydın ve lider kadrosunun, girdiği hipnozdan uyanıp, İslami ve uhrevi farkındalıkla hareket etme vakti ise çoktan gelmiştir. Artık çekinmeden “ben Müslümanlardanım5 demenin ve tüm fiillerimizde olması gerektiği gibi iktisadi faaliyetlerimizde de, yani tasarruf anlayışımızdan tutun tüketim kalıplarımıza kadar, yatırım kararlarımızdan tutun çalışan-çalıştıran ilişkilerimize kadar, İslami usul ve emirleri tatbik etmeye çalışmanın, hiç olmazsa gayretlerimizi arttırmanın zamanı gelmiştir.

Faiz ile iş gören, emek hırsızlığına ve alın terinin istimlakına göz yuman, çalışanlarının ibadetlerini yapmalarına müsaade etmeyen veyahut ibadetlerini yapmaları kendilerine müsaade edilmesini su-i istimal eden, sunulan mal ve hizmetin İslami prensiplere uygun olup olmadığına önem vermeyen, tüketimi ve satışı temin etmek uğruna gayr-i ahlaki ve İslam’ın reddettiği tarzda reklam ve ilan yapmaktan çekinmeyen, spekülatif saiklerle mal stoklayan, kâr uğruna “Bizi aldatan bizden değildir.”6 tehditini dikkate almayan, tartıda ve ölçüde doğruluk7 ve haktan sapan, aldatıcı söz ve yeminlerle insanları kandıran ve bunlar gibi daha da çoğaltabileceğimiz gayr-i islami hareket ve fiillerden biri veya bir kaçını yapan, Müslüman kardeşlerimiz kendilerini bir kere daha muhasebeden geçirsinler.  Ve şu hadis-i şerifin ifadesi ile hayatlarında bir tecdid faaliyetine girişsinler. “Allah sizin sözlerinize ve suretlerinize değil, amellerinize ve kalplerinize bakar.”8

Bu hususta, başkaları örnek göstermek suretiyle nefs-i müdafa edenlere ise Bediüzzamanın (r.anh) şu veciz sözlerini hatırlatıyoruz: Ey nefsim! Deme, zaman değişmiş, asır başkalaşmış; herkes dünyaya dalmış hayata perestiş eder, derd-i maîşetle sarhoştur. Çünkü ölüm değişmiyor; firâk bekâya kalbolup, başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor; ziyâdeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peydâ ediyor.

Hem deme, ben de herkes gibiyim. Çünkü, herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musîbette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.”9

Muhakkak ki, isteyerek girdiğimiz, belki de istemeden düçar olduğumuz bu gayr-i İslami fiiliyatlar, hoşumuza gitmiyor, canımızı sıkıyor, bizleri bunaltıyordur. Fakat şunu da ifade etmek gerekir ki, herkesin İslami bir hayat için yapabileceği bir şeyler vardır. Atıl durmak asla çözüm değildir, hakkımızda değildir. Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle onun kötülüğünü söylesin; buna da gücü yetmezse kalbiyle ona buğzetsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.”10

Şu halde, İslami ölçülere münasip bir hayatı yaşamak hususundaki ciddiyetimiz, kararlılığımız ve gayretimiz, “kul”luktaki samimiyetimizin bir ölçüsü ve göstergesidir. Mevcut gidişat ile devam kararı ise, iman zafiyetinin, hastalıklı bir Müslümanlığın (kapitalist Müslümanlığın) kati bir göstergesidir.

Kapitalist Müslümanlık elbisesini çıkarma hususunda gayretli olanlar, çaba sarf edenler, çalışmalarının semerelerini şimdi göremeseler bile, Bediüzzaman (r.anh) gibi bizde onlara deriz: “Ey insan! Yaptığın hizmet, ettiğin ubûdiyet boşuboşuna gitmez. Bir dâr-ı mükafat, bir mahall-i saadet, senin için ihzar edilmiştir. Senin şu fâni dünyana bedel, bâki bir cennet seni bekler. İbâdet ettiğin ve tanıdığın Hâlik-ı Zülcelâl’in va’dine îman ve îtimad et. O’na va’dinde hulfetmek muhaldir.”11

Gevşemeyin ve üzülmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmişseniz, en üstün olanlar sizlersiniz!12

Gayret göstermek bizden, tevfik ve inayet Allah’tandır.

YAZAR: CENGİZHAN SALİH

————————————————————————-

1 Yeni Rehber Ansiklopedisi, 10. Cild.

2 http://pewresearch.org/pubs/1872/muslim-population-projections-worldwide-fast-growth

*Bahsedilen iki cephe: Kapitalizm ve Sosyalizm’dir.

3 Hamitoğulları, Beşir, Çağdaş İktisadi Sistemler Oluşum ve Değişim Aşamaları ile Strüktürel ve Doktrinal bir Yaklaşım

4 Hamitoğulları, Beşir, Çağdaş İktisadi Sistemler Oluşum ve Değişim Aşamaları ile Strüktürel ve Doktrinal bir Yaklaşım

5 Fussilet Suresi,33.

6 Müslim, Îmân 164, Fiten 16.

7 Raman Suresi,9.

8 Müslim, Birr, 32; İbn Mâce, Zühd, 9; İbn Hanbel, II, 85

9 Sözler mecmuası.

10 (Müslim, İman, 78; Tirmizî Fiten. 1I- Nesaî iman 17 İbn Mâce, Fiten, 20).

11 Asay-ı Musa, Onuncu Hücceti İmaniye.

12 Ali İmran, 139.




Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)