Facebook
RSS

EKONOMİSLAM GRUB Kategorisindeki Yazılar

Print PDF21. y.y.‘da İslam Âleminin şahlanışını temin edecek bir kalkınma-gelişim felsefesi[1] ve kalkınma-gelişim hareketi, İslam Âleminin son derece önemli bir gereksinimidir. İslam Dünyası birçok yönden önemli potansiyellere sahip olmasına rağmen çeşitli nedenlerle istedikleri sürat ile kalkınma ve gelişmelerini temin edememektedirler. Bu birçok mütefekkir tarafından da zikredilen bir şeydir. Bu nokta-i nazarda belki de meseleye farklı bir açıdan bakmanın gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İşte biz bu yazımızda söz konusu problematiğe, potansiyeli kinetikleştirecek bir  

Print PDFGelişmekte olan ülkelerin çoğunda gelir dağılımındaki mevcut adaletsizliklerin daha da derinleştirdiği ileri sürülmektedir.[1] Öyle ki, birçok ülkede gelir dağılımı problemi sarılmayı bekleyen bir yara gibidir. Faiz ve kredi sistemi ise adeta bu yaraya tuz basmakla eşdeğerdedir. Faizin, sıkıntının boyutunu büyütmekten başka bir etkisi yoktur. Shorrocks ayrıştırma analizi kullanılarak yapılan bir araştırmada, Türkiye’de hane halkı bazında ana ve alt gelir türlerinin gelir dağılımı eşitsizliğine yaptıkları katkılar ve gelir türlerine ait  

Print PDFİktisadi olaylara aynı zamanda sosyal olaylar gözü ile bakılabileceğine göre, faizin ve faiz sebebiyle meydana gelen tüm olumsuzlukların iktisadi etkilerine de sosyal etkileri gözüyle bakılabilir. Nitekim iktisadi aksaklıkların mevcut olduğu ülkelerde; yani işsizliğin yüksek, gelir düzeyinin düşük, gelir dağılımının bozuk olduğu… vb toplumlarda insanlar, Platon’un deyimiyle, içlerinde zehir taşıyan başıboş bir kitle gibidir. Bu insanların kimi borca boğulmuştur, kimi yüz karasına, kimi de her ikisine. Mallarını ellerinden alanlara ve  

Print PDFGİRİŞ Günümüzün en büyük sıkıntılarından birisi de, küçük çaplı nakit tedariki problemi veya daha teknik bir deyişle mikro kredi[1] ihtiyacıdır. Gerçekten geçim seviyelerinin düşüklüğü nedeniyle tasarruf kavramı, düşük gelire sahip kişiler ve aileler için ancak teorikte geçerli bir işlem olarak kalmış; kredi ihtiyacı artık son derece yaygın ve kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Kapitalist işleyişin bir gereği olarak, ücretler daima minimize edilemeye, kârlar ise aksi yönde maksimize edilmeye çalışılır. Aksi  

Print PDF“İradene hakim, vicdanına esir ol.” MEVLANA 16. yüzyıl, insanlık tarihinde, özellikle Avrupa tarihinde çok önemli bir yer tutar. Zira bu dönemde rönesans-reform hareketleri ile birlikle seküler hayat formu, eğitim, kültür, sanat, siyaset, ekonomi gibi hayatın tüm alanlarını işgal etmeye başlamıştır. Alt tabakanın, aristokrasiye ve kilise karşı kazanmaya çalıştığı ekonomik özgürlük mücadelesi, ardında insanlığa liberalizmi, kapitalizmi miras bırakmış, insanlık özgür olacağını zannederlerken, aslında mahkum olmuştur. Beşeriyet -sözde- özgürlüğün görünmeyen yüzü  

Print PDFİslam Ekonomisi ayrı bir bilimsel kavram olarak literatüre 20. asrın ilk yarısında girmiştir. Hint alimlerinin geliştirdiği bu mefhum ilk önce İngilizce olarak literatüre girmiş, daha sonra Arapça ve Türkçe literatürde de görülmeye başlamıştır.1 Her ne kadar İslam Ekonomisi kartezyen2 bir bilimsel anlayışla yeni bir kavram olarak gözükse de aslına bakılırsa sayabileceğimiz bütün ekonomik sistemlerin üstünde ve köklü bir geçmişe sahip, birincil bir sistemdir. İslam Ekonomisi diğer ekonomik sistemlerin aksine disiplinler  

Print PDFİslam toplumu sıklıkla bazı soru ve tenkitlerle karşı karşıya kalır. İslam Toplumuna yöneltilen ve bazen Müslüman akıllara düşen birkaç soru ve tenkitin kısaca cevaplarını vermek üzere bu yazıyı neşrediyoruz. Ve zaman içerisinde bu yazı serisine devam edeceğiz. İlkin ve sıklıkla Müslümanlara yöneltilen hatta Müslümanların bile doğruluğuna meylettiği tenkit şudur ki, Müslümanların dinlerine sıkı bir şekilde sarılmaları, İslam Alemi’ni geride bırakmıştır. Avrupa ise, dinin bağlarından kurtulduktan sonra hızla gelişmiştir. Dolayısıyla  

Print PDF21. y.y.‘da İslam Âleminin şahlanışını temin edecek, ona maddi kazancın yanında manevi kazançları da kazandıracak meşru bir ekonomik sistem tüm İslam âleminin özlemi ve zorunlu bir gereksinimidir. Dünya hayatını ve maddiyatı ulvi, mukaddes gayelerine ulaşmada bir araç yapmış ya da yapması gereken Müslümanlar elbette kendilerine bu yüksek kazancı sağlayabilecek bir ekonomik sistemi aramalıdır ve en kısa sürede bir disiplin haline getirip uygulamaya koymalıdır. Yanlış anlaşılmasın, istediğimiz Amerika’nın yeniden keşfi  

Print PDFİslam ekonomisini anlamak için insanı anlamak son derece önemlidir. Çünkü cemiyet bireylerden meydana gelir dolayısıyla insan merkezli bir ekonomi düşünülmesi gerekir. İnsanın tanımı yapıldıktan sonra İslam ekonomisinin değeri ve gerekliliği daha iyi anlaşılabilecektir. Peki insanın mahiyeti nedir, Allah insanı hangi özelliklerle yaratmıştır? Mevzu bahis sadece maddeten yaratılış değil; insanın ruhi, nefsi, akli ve kalbi yaratılışıdır. İşarat-ül İ’caz adlı tefsirde insan şu şekilde anlatılır:”İnsan, bütün hayvanlardan mümtaz ve müstesna olarak, benzeri  

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)