Facebook
RSS

MAKALELER Kategorisindeki Yazılar

Print PDFİslam’ın ekonomik davranışları da kapsayan bütüncül bir hayat tarzı olduğu yönündeki önermeye bugün artık Müslüman veya gayri-Müslim kimse karşı çıkmıyor. İslam’ın geçmiş asırlarında Müslüman alimler bu gerçeğin altını çizme ihtiyacı hissetmiyorlardı, zira onların din ve İslam kavramlarını anlayış tarzları, son iki asırlık modern dönemde, özellikle batı sömürgeciliğinin ve kültürel etkisinin neden olduğu tahriften henüz nasibini almamıştı. Müslüman alimlerin, Yunan ve Roma mirasının geniş çaplı bir tercüme faaliyetine girişildiği hicri  

Print PDFİslam ekonomistlerinin diğer bir görevi, ekonomi bilimi profesyonellerinin ahlaki ve/veya siyasi kanaatlerinin hüküm sürdüğü ekonomi biliminin peşin hükümlü öncüllerini tespit ve temyiz etmektir[1]. Ekonomi yasaları her ne kadar evrensel olsa da, onları keşfetme işi, gerek araştırmacının fikriyatının ve değerlerinin, gerekse de incelenen toplumsal davranışların ait olduğu sosyal tutumların ve ahlaki yargıların etkisine maruz kalır. Bu değer yüklü yargıları açığa çıkarıp temizleme işi, sadece ekonomide değil bütün sosyal bilimlerde zor bir iştir;  

Print PDFİslam ekonomisi kavramı, İslami bir toplumda erkeklerin ve kadınların ekonomik davranışlarına rehberlik eden bir değerler sistemi olarak sosyal, siyasi ve yasal ortamlarda İslami aksiyomların yürürlükte olduğu varsayımını temel alan bir çalışma alanı olarak tarif edilebilir. Bu haliyle İslam ekonomisi, kapitalist paradigma temelindeki ekonomi analizlerine “kapitalist ekonomi” denmesine benzer. Bu anlamda İslam ekonomisi, ekonomi biliminin bir branşı, ekonomik sistemlerden birinin araştırılması demektir. Bu ekonomi dalı, İslami ekonomik sistemin paradigmasını, aksiyomlarını  

Print PDFİslam’da mali siyasetin başlıca hedefleri olarak adil gelir bölüşümü ve fiyat istikrarını tespit edebiliriz. Gelirler ve harcamalar  bu politikanın ana unsurudur. Batı iktisad tarihinde bu unsurlar büyük ölçüde sınıf mücadelelerinin belirlediği vetire içerisinde ve deneme-yanılma yoluyla bugünkü yapılarına kavuşmuş iken, İslam’da ilkeler ve bunların oluşturduğu sistem önemlidir. Mali politikanın uygulanmasında devlete düşen yetki ve vazifelerin başında herkesin asgari ihtiyaçlarının temin edilmesi gelmektedir. Devlet gelirleri Allah’ın iradesine  uygun olarak harcanır.  

Print PDFFaiz ilk çağlardan beri ödünç verme muameleleriyle birlikte gelişmiş ve ortaya çıktığı andan itibaren en başta din adamlarının, sonra filozofların, devamında da maliyeci, hukukçu ve iktisatçıların inceleme konusu olmuştur ve tarih boyunca da faizin ahlâkiliği tartışılmıştır. Bugün içinde yaşadığımız dünya; aklı başında olan kişiler, düşünürler, bilginler ve araştırmacıların itiraf ettiği ve Batı uygarlığının merkezi olan bölgeleri dolaşan seyyah ve gözlemcilerin gördüğü gibi, bu bölgelerdeki maddi uygarlığın tüm görkemine, sanayi  

Print PDF21. y.y.‘da İslam Âleminin şahlanışını temin edecek bir kalkınma-gelişim felsefesi[1] ve kalkınma-gelişim hareketi, İslam Âleminin son derece önemli bir gereksinimidir. İslam Dünyası birçok yönden önemli potansiyellere sahip olmasına rağmen çeşitli nedenlerle istedikleri sürat ile kalkınma ve gelişmelerini temin edememektedirler. Bu birçok mütefekkir tarafından da zikredilen bir şeydir. Bu nokta-i nazarda belki de meseleye farklı bir açıdan bakmanın gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İşte biz bu yazımızda söz konusu problematiğe, potansiyeli kinetikleştirecek bir  

Print PDFGelişmekte olan ülkelerin çoğunda gelir dağılımındaki mevcut adaletsizliklerin daha da derinleştirdiği ileri sürülmektedir.[1] Öyle ki, birçok ülkede gelir dağılımı problemi sarılmayı bekleyen bir yara gibidir. Faiz ve kredi sistemi ise adeta bu yaraya tuz basmakla eşdeğerdedir. Faizin, sıkıntının boyutunu büyütmekten başka bir etkisi yoktur. Shorrocks ayrıştırma analizi kullanılarak yapılan bir araştırmada, Türkiye’de hane halkı bazında ana ve alt gelir türlerinin gelir dağılımı eşitsizliğine yaptıkları katkılar ve gelir türlerine ait  

Print PDFİktisadi olaylara aynı zamanda sosyal olaylar gözü ile bakılabileceğine göre, faizin ve faiz sebebiyle meydana gelen tüm olumsuzlukların iktisadi etkilerine de sosyal etkileri gözüyle bakılabilir. Nitekim iktisadi aksaklıkların mevcut olduğu ülkelerde; yani işsizliğin yüksek, gelir düzeyinin düşük, gelir dağılımının bozuk olduğu… vb toplumlarda insanlar, Platon’un deyimiyle, içlerinde zehir taşıyan başıboş bir kitle gibidir. Bu insanların kimi borca boğulmuştur, kimi yüz karasına, kimi de her ikisine. Mallarını ellerinden alanlara ve  

Print PDFFaiz yoluyla kazanç elde etmeyi İslam haram kılmış(yasaklamış) ve bunu hiç de iyi bir yol olarak görmemiştir. Bu itibarla faizle uğraşanlar en ağır bir şekilde uyarılmışlardır.[1] İslam dini, faiz konusunda o derece hassastır ki, faizle muamelede bulunanlarla ilgili olmak üzere bunu te’lin(lanetleme) noktasında çok kesin bir tavırla ortaya koyar; örneğin herhangi bir şekilde (faiz alan ve veren olmanın yanında) olayı yazanları ve buna tanıklık edenleri de dahil etmek suretiyle  

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)