Facebook
RSS

MAKRO İSLAM EKONOMİSİ Kategorisindeki Yazılar

Print PDFÜlkelerarası mal ithalat ve ihracatını kısıtlamak veya yasaklamak üzere devletler tarafından konulmuş olan vergilere gümrük adı verildiğini biliyoruz. Ayrıca devletlerin ekonomiye müdahale yollarından birisinin de yine gümrük olduğunu çok iyi biliyoruz. Şimdi İslam hukukunun gümrük vergisi ve bu yolla ekonomiyi himaye konusundaki görüşlerini almaya çalışalım İslam hukukuna göre ticaretten vergi alınır. Kasani, ticaret mallarının vergi nisabının, altın ve gümüşün nisabı kadar olduğunu ve Müslümanlardan kırkta bir nispetinde vergi alınacağını  

Print PDFİslam’ın mübadeleye getirmiş olduğu esaslardan birisi de fiyat koyma yasağıdır. Bilindiği gibi bugünün siyaset anlayışında genel olarak hükümetler fiyatlara müdahale etmektedir. Hükümetlerin narh koyması ve fiyatlara müdahale etmesi İslam’ın ekonomi anlayışına ters düşmektedir. Ayette insanların mallarını alıp satarken mallarının bulunması şart koşulmaktadır. Bu hususta “Ey inananlar aranızda kendi rızanızla yaptığınız mübadele müstesna mallarınızı haksız yollarla yemeyin.”[1], buyrulmuştur. Kasani bu ayete dayanarak ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) “gönlü hoşnut olmadıkça Müslüman  

Print PDFİslam Ekonomisi ayrı bir bilimsel kavram olarak literatüre 20. asrın ilk yarısında girmiştir. Hint alimlerinin geliştirdiği bu mefhum ilk önce İngilizce olarak literatüre girmiş, daha sonra Arapça ve Türkçe literatürde de görülmeye başlamıştır.1 Her ne kadar İslam Ekonomisi kartezyen2 bir bilimsel anlayışla yeni bir kavram olarak gözükse de aslına bakılırsa sayabileceğimiz bütün ekonomik sistemlerin üstünde ve köklü bir geçmişe sahip, birincil bir sistemdir. İslam Ekonomisi diğer ekonomik sistemlerin aksine disiplinler  

Print PDF1- Tanımı Fizyokrat terimi Yunanca ‘da doğa anlamına gelen “physis” ve kuvvet yahut düzen anlamına gelen “kratos” kelimelerinin birleştirilmesinden meydana gelmiştir. Doğa kuvveti veya doğa düzeni diye Türkçe ‘ye çevirebileceğimiz bu terim, XVIII. yüzyıl ortalarından itibaren tarımı esas alan bir fikir sistemini ifade etmek üzere kullanılmıştır.[1] Fizyokratlık, tarımı ihmal eden merkantilizme karşı doktrin alanında uyanmış ilk kuvvetli bir tepkidir. Bunlar toplum hakkında genel bir teori ileri süren ve biri  

Print PDF1- Tanımı Merkantilizm, İtalyanca “tacir” anlamına gelen “Mercante” kökünden gelir. Merkantilistlere karşı olanlar, onların fikirlerini beğenmedikleri için bu adı vermişlerdir. Hasis menfaat ölçüleri ve tamahkârlık zihniyeti ile girişilen ticari faaliyet, merkantilizm terimi ile ifade edilir.[1] Merkantilizm, Orta çağ sonlarında yavaş yavaş gelişerek ortaya çıkan tüccarlarla, devrin milli devletlerini şahıslarında temsil eden kralların iş birliği sistemi; dış ticaret ve korsanlık yoluyla zenginleşme politikasıdır. Mahiyeti ve gelişme şartları itibariyle, devlet gücüne,  

Print PDFİslam ekonomisi, reel ekonomi anlayışının gereği olarak istikrarlı ve reel para sistemini savunur. Bu bir noktada belirsizlik ve belirsizliklerin giderilmesi ilkesinin tabii bir sonucudur. Paranın sadece mübadele aracı olma fonksiyonu ön plana çıkarılmıştır. Yine madeni para sistemi asırlarca fiyat istikrarının en önemli faktörü olmuştur. Bu yüzden Osmanlı ekonomisinde görülen fiyat hareketlerinin günümüz şartların a göre enflasyon olarak tanımlanması oldukça zordur.[1] Enflasyon gerçek talep artışından kaynaklanmaz. Onun asıl sebebi parasal  

Print PDFMülkiyetin sözlük anlamı, bir şeyi ele geçirme ve onun üzerinde tek başına söz sahibi olma demektir.[1] İslam hukukçuları mülkiyetin terim manası hakkında çeşitli tarifler yapmışlardır. Bir şeyin mülkiyeti sözünden, o şey üzerinde – sahibinin vekâlet vermesi gibi bir sebep bulunmadıkça- sahibinden başkasının intifa ve tasarrufuna mani olucu özellikte bir  -sırf kendisine- aidiyet ve hakkında tek başına söz sahibi olma yetki ve iktidarı anlaşılır. Karafi’nin tarifi: “Mülkiyet, ayn veya menfaatte  

Print PDFİnsan muhtaç olduğu malları tabiatta tüketime elverişli bir şekilde hazır bulmaz. Pınar suları gibi içmeye elverişli temiz su bulunsa bile bunları hem taşıma mecburiyeti vardır ve hem de böyle hazır olan malların çeşidi tabiatta çok azdır. Onun için insanoğlu çalışmak, üretmek ve malların evsafını değiştirip tüketilebilir hale getirmek zorundadır. Bu sebeple üretimi şöyle tarif ederler: “Herhangi bir şeyin miktarında veya faydasında bir çoğaltma yapmak için insan emeği ile tabii  

Print PDFAslında ekonomi aynı fizik ve kimyada olduğu gibi bir ilimdir. Fakat batının kurduğu Rönesans medeniyeti onun terminolojisini fen bilimlerinde olduğu gibi tam anlamıyla ortaya koyamamıştır. O sebeple bugünkü ekonomik anlayışlarda bir takım çelişki, eksik ve aksaklılar bulunmaktadır. Mesela konumuz olan ücret, kar, kira ve faiz konularında liberalist ve kapitalist görüşler tam isabet sağlayamamıştır. Bunlar ücret, kar ve kiraya evet derken ekonominin bir çeşit kanseri olan faizi de meşru görmeleri  

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)