Facebook
RSS

FAİZ (RİBA) Kategorisindeki Yazılar

Print PDFFaiz ilk çağlardan beri ödünç verme muameleleriyle birlikte gelişmiş ve ortaya çıktığı andan itibaren en başta din adamlarının, sonra filozofların, devamında da maliyeci, hukukçu ve iktisatçıların inceleme konusu olmuştur ve tarih boyunca da faizin ahlâkiliği tartışılmıştır. Bugün içinde yaşadığımız dünya; aklı başında olan kişiler, düşünürler, bilginler ve araştırmacıların itiraf ettiği ve Batı uygarlığının merkezi olan bölgeleri dolaşan seyyah ve gözlemcilerin gördüğü gibi, bu bölgelerdeki maddi uygarlığın tüm görkemine, sanayi  

Print PDFGelişmekte olan ülkelerin çoğunda gelir dağılımındaki mevcut adaletsizliklerin daha da derinleştirdiği ileri sürülmektedir.[1] Öyle ki, birçok ülkede gelir dağılımı problemi sarılmayı bekleyen bir yara gibidir. Faiz ve kredi sistemi ise adeta bu yaraya tuz basmakla eşdeğerdedir. Faizin, sıkıntının boyutunu büyütmekten başka bir etkisi yoktur. Shorrocks ayrıştırma analizi kullanılarak yapılan bir araştırmada, Türkiye’de hane halkı bazında ana ve alt gelir türlerinin gelir dağılımı eşitsizliğine yaptıkları katkılar ve gelir türlerine ait  

Print PDFİktisadi olaylara aynı zamanda sosyal olaylar gözü ile bakılabileceğine göre, faizin ve faiz sebebiyle meydana gelen tüm olumsuzlukların iktisadi etkilerine de sosyal etkileri gözüyle bakılabilir. Nitekim iktisadi aksaklıkların mevcut olduğu ülkelerde; yani işsizliğin yüksek, gelir düzeyinin düşük, gelir dağılımının bozuk olduğu… vb toplumlarda insanlar, Platon’un deyimiyle, içlerinde zehir taşıyan başıboş bir kitle gibidir. Bu insanların kimi borca boğulmuştur, kimi yüz karasına, kimi de her ikisine. Mallarını ellerinden alanlara ve  

Print PDFFaiz, nakit ihtiyacı kaçınılmaz hale gelmiş günümüz toplumlarının en büyük sıkıntısı olması bakımından hala başı çekmektedir. Özellikle Müslüman toplumlar için, nakit ihtiyacı tedarikinde son derece ciddi bir engel olarak karşımıza çıkan faiz, kapitalist sistemin olmazsa olmazıdır. Fakat buna mukabil, dünyanın muhtelif ülkelerinde bazı girişimler ile faizsiz finansman tedarik yollarının ve kurumlarının ortaya konması; ülkemiz için söylemek gerekirse, 1960’lardan sonra katılım bankalarının filiz vermesi ve şimdilerde finans sektöründe -güçlü bir  

Print PDFFaiz yoluyla kazanç elde etmeyi İslam haram kılmış(yasaklamış) ve bunu hiç de iyi bir yol olarak görmemiştir. Bu itibarla faizle uğraşanlar en ağır bir şekilde uyarılmışlardır.[1] İslam dini, faiz konusunda o derece hassastır ki, faizle muamelede bulunanlarla ilgili olmak üzere bunu te’lin(lanetleme) noktasında çok kesin bir tavırla ortaya koyar; örneğin herhangi bir şekilde (faiz alan ve veren olmanın yanında) olayı yazanları ve buna tanıklık edenleri de dahil etmek suretiyle  

Print PDFAsrımızdaki faiz tartışmalarının bir boyutunu da, faizin kira gelirine benzetilmesi oluşturmaktadır. İslam Hukuku’nda “icara” terimiyle ifade edilen kira, bir bedel karşılığında menfaatlerin temlik edilmesini ifade eden akid şeklinde tanımlanmaktadır. Kira akdi eşyanın menfaatleri ve emek üzerinde cereyan eder. Kira bedeli, yani ücret ise, iş, emek ve faydalanmanın karşılığıdır.[1] Kira, kiralanan eşyadan veya emekten temin edilen menfaatin karşılığı olması itibariyle açık bir şekilde faizden ayrılmaktadır. Taşıdığı menfaati ücret karşılığında kiralanabilen  

Print PDFFaizle ilgili ayetlerin nüzul sebeplerinden biri de müşrik Arapların kâr ve faiz arasında fark gözetmemeleridir.[1] Hâlbuki, kâr ile faiz görünüşte birbirine benzemesine ve insanlar tarafından genellikle aynı hükme tabi tutulmasına rağmen iktisadi faaliyetlerin iki farklı ürünüdür.[2] Kâr emeğin eşliğindeki sermayenin, paradan mala, maldan tekrar paraya veya başka bir yapıya evirilip çevrilmesi, kısacası bir mübadele süreci içinde işletilmesi sonucu, mevcut iktisadi varlıklarda, toplum adına meydana getirilen pozitif değer artışından, emek ile  

Print PDFİslamiyet’ten evvel Araplar ticaret ile ribayı aynı tutarlar, ayırmazlardı. Onlara göre, akıl ve muhakeme yolu ile bu iki ayrı muamele arasında bir fark bulup çıkarmak mümkün değildir. Nakit ödünçlerinde ve keza ribe’n-nesie de aynı durum mevzu bahis olur.”[1] Dayandıkları benzetme, faiz gibi ticaretin de fayda ve kâr sağlamasıydı. Bu, boş bir benzetmedir. Çünkü ticari işlemlerde kâr da zarar da mümkündür. Ayrıca kişisel yetenek ve çaba, hayatta yürürlükte olan tabii  

Print PDFEkonomik açıdan faizin toplum üzerindeki en yıkıcı etkisi, diğer etkileri saklı kalmak üzere, gelir dağılımını onarılmaz bir şekilde bozması ile ortaya çıkmaktadır. Emek, sermaye ve üretim araçları faktörlerinin çeşitli oranlarda bir araya gelmesi ile yürütülen ekonomik faaliyetlerden doğan ürünün veya vukû bulan zararın bu faktörler arasında paylaşımı, gelir adaleti açısından büyük önem taşır. Faizli bir kredi işleminde sermayenin hakkı tesbit edilirken, krediyi kullanacak olan emeğin hakkı askıda bırakılır ve  

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)