Facebook
RSS

FAİZ (RİBA) Kategorisindeki Yazılar

Print PDFFaizin meşrû, haklı ve müdâfaa edilebilir hiçbir bir tarafı yoktur. Onun iktisadî akıl açısından müdafaa edilebilir olabilmesi için pek çok şartın yanında, kredi muamelesinde faiz nisbetini tesbit eden tarafların verilen vade içinde piyasa şartlarının nasıl cereyan edeceğini ve bu kredinin ne kadar gelir getireceğini kesin ve şaşmaz bir şekilde tahmin edebilme kabiliyetine sahip bulunmaları da gerekir. Oysa insanlarda bu kabiliyet yoktur. Bu demektir ki, gelecekte ne olacağının bilinememesine rağmen,  

Print PDFFaiz için ileri sürülen gerekçelerden birisi ve en tutarlı gibi gözükeni, sermayenin üretken olup, onun bu üretkenlik karşılığında faiz gelirini hak ettiği iddiasıdır. Yani sermayenin kullanıldığı bir işin verimi, sermayesiz işin veriminden daha yüksek olacağı, dolayısıyla bu üretim artışının sermayeye faiz hakkını tanıyacağı iddia edilir. Sermayenin üretime sebep olabileceği gerçeğine kimse karşı çıkamaz. Fakat sermayenin üretken olması, bu üretkenliğin her zaman kesin olarak gerçekleşeceği anlamına gelmediği gibi, onun ne  

Print PDFFaizli bir işlemde, adına belli bir faiz oranı tesbit edilen sermayenin, maça galip başlatılan takım gibi, bu faiz oranı nisbetinde kazancı garantilemekte, fakat bu kazanç, söz konusu faiz oranı ile sınırlı kalmaktadır. Emek (teşebbüs) ise, muhtemel bütün riskleriyle, ancak -o da mümkün olursa- söz konusu faiz oranının üstünde bir kazanç sağladığı takdirde bir gelir elde edebilmekte, faiz oranının altındaki kazanç oranlarında ise zarar etmekte ve çoğu zaman yaşandığı gibi,  

Print PDFAslında ekonomi aynı fizik ve kimyada olduğu gibi bir ilimdir. Fakat batının kurduğu Rönesans medeniyeti onun terminolojisini fen bilimlerinde olduğu gibi tam anlamıyla ortaya koyamamıştır. O sebeple bugünkü ekonomik anlayışlarda bir takım çelişki, eksik ve aksaklılar bulunmaktadır. Mesela konumuz olan ücret, kar, kira ve faiz konularında liberalist ve kapitalist görüşler tam isabet sağlayamamıştır. Bunlar ücret, kar ve kiraya evet derken ekonominin bir çeşit kanseri olan faizi de meşru görmeleri  

Print PDFAllah’a şirk koşmanın dışındaki büyük günahlardan birini işleyen insan mü’mindir. Günahının cezasını çektikten sonra cennete girecektir. Ancak günah işleyen kimsenin işlediği günahın helal olduğuna inanmaması icab eder. Haram olduğu kesin delillerle sabit olan bir işin helal olduğuna inanan kimsenin iman dairesinden çıkacağı zaten kesindir. Mesela faiz dinimizde kesin olarak haram kılınmıştır. Bu hüküm ayet, hadis ve icma ile sabittir. Dolayısıyla faizin helal olduğunu,

Print PDFFaiz ve faizli işlemlerle meşgul olmak Kur’an da yasaklanmıştır.[1] Ayet-i Kerimede mutlak olarak sadece faiz yiyenler zikredilirken, hadis-i şerifte bu daire daha da genişler. Mesela bir hadiste faiz sebebiyle harama bulaşanlar şöyle tasnif edilir: “Faizi yiyen, yediren, şahitlik ve katipliğini yapan Allah’ın rahmetinden uzak kalmıştır.[2] Evet, faiz kuruluşunda çalışanlar her ne kadar faiz yemiyor ve yedirmiyorsa da; faizin muamelesini görmekte, hesap ve yazışmalarını yapmakta, idari işlerini yürütmektedirler. Gerek müdürü,  

Print PDFh) Faiz ve dünya barışı : Şimdiye dek konuya yalnız ekonomik açıdan bakarak, faiz politikasının ekonomik büyümede etkisizliğini tartıştık. Şimdi de faizin daha iyi bir dünya ve daha iyi bir yaşam için getirdiği engelleri tartışacağız. Esas olarak, borç veya borçlanma gereği yokluktan gelmektedir. Yalnız varlıklı bir toplum, yoksul bir topluma borç verebilir. Bu yüzden, anapara üzerine bir de faiz yüklenerek, evrensel kardeşlik ve yardımlaşma ilkesine ters düşmektedir. Tüm insanlığın  

Print PDFf) Faiz ve borçlanma sorunu : Faiz oranının daha iyi bir kalkınmanın yolunu kestiğini göstermek güç değildir. Uluslararası borçlanma sorunu. Pakistan, Hindistan, Uzak Doğu ülkeleri gibi kalkınmakta olan ülkelerde hâlâ bir bilmece olarak durmaktadır. Dış borç ve yardımların tüm gelişmemiş ülkelerin ekonomik kalkınmasında oynadığı önemli rol kabul edilmektedir. Ama sonuç olarak dış borçlar, borç alan ülkenin anapara ile faiz toplamı kadar kaynak ihracını gerektirmektedir. Sonunda, dış kredi sorunu, borçlanan  

Print PDFd) Faiz ve Ekonomik durgunluk : Üretime kendinden bir katkıda bulunmaksızın, kapitalist sınıf, sadece öteki üretim etkenlerinin değil, yoksul tüketicinin de zararına olarak, kendi çıkarına bakmakta ve bolluk içerisinde yaşamaktadır. Bu kazanılmamış gelirdir işçiyi yan gözle baktıran, emeğinin ürünlerinden bir kısmının elinden alındığını düşündüren. Tüketici de sömürülmektedir. Çünkü faiz, üretim maliyetlerine girmekte ve ekonomik durgunluk, ticareti, alış verişi, sanayii sarstığı zaman ekonominin kendi kendini toparlaması gecikmektedir. Vebiens’in eserlerini değerlendirirken,  

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)