Facebook
RSS

Katılım Bankalarının fon toplama ve fon kullandırma işlemlerinde klasik bankacılıktan işleyiş farkı nedir?

Bir getirinin faiz olabilmesi için kazancının önceden belli olması ve paranın karşılığında para kazanılması gerekir. Örneğin klasik bankalar belli bir faiz karşılığında mudilerden para toplamakta ve yine ilan edilen faiz oranlarında nakit kredi olarak ihtiyaç sahiplerine sunmaktadırlar. Kâr payında ise toplanan fonların sahiplerine belli bir gelir taahhüdünde bulunulmadığı gibi yatırılan anaparanın garantisi dahi yoktur. Katılım Bankaları topladıkları fonları son derece dikkatli ve emniyetli değerlendirmektedir. Bilindiği üzere ekonominin temel prensibi “az risk – az getiri, çok risk – çok getiri”dir.

Diğer önemli bir fark ise, Katılım Bankalarında nakit kredi sistemi olmamasıdır. Reel ekonomik faaliyetlerin ve tamamıyla mal alış satış ile faturalı ve kayıtlı işlemlerin finanse edilmesi söz konusudur. Bu ise kazancın bir alışverişten doğmasına neden olmaktadır. Bu şekilde kullandırılan fon kesin olarak amacına yönelik olmakta, piyasada ticareti hareketlendirmektedir. Üreticiden nakliyecisine kadar birçok sektör, bu işten istifade etmektedir. Kullandırılan fon karşılığında bir mal olduğundan, geri ödenme kabiliyeti artmaktadır. Ekonomi kayıt altına alınmakta, devlete milyonlarca liralara varan KDV ödenmesine yardımcı olunmaktadır. Mal satımında Katılım Bankalarının alacağı kâr başta tespit edilir ve borçlanan şahıs hangi tarihte ne kadar taksit ödeyeceğini bilir. Uygulanan kar oranlarında vade sonuna kadar bir değişiklik yapılmaz ve klasik bankalardaki gibi alacaklar vadesinden önce geri istenmez. Yani müteşebbis açısından bir belirsizlik yoktur, bu da firmalar için önemli bir avantajdır. Herhangi bir toptancının yaptığı faaliyet sonucu elde ettiği kazanca nasıl ki kâr deniyorsa, Katılım Bankalarının temin ettiği kazanç da kârdır.

Katılım Bankalarında kâr payı dağıtımı nasıl sağlanıyor?

Ticaret, malı bedel karşılığı alıp satmak suretiyle yapılır. Katılım Bankaları da bunu yapıyor.

Katılım Bankalarının Altın kuralı olan “Faizsizlik Prensibi” açısından işlemlerin meşru olmasının en önemli şartı, malı peşin alıp vadeli satmaktır ve bunu yapacağı müşteriye de önceden “banka adına satın alma ve kendine satma” konusunda “vekalet” vermektedir.

Bir müşterinin Katılım Bankasından fon kullanma işlemi şöyle yapılır : Fon limiti çıkan müşteri bankaya başvurur, alacağı malı ve satıcıyı bildirir. Bu noktadan sonra Katılım Bankası ile müşteri arasında sözlü akit ve vekalet yoluyla muamele yapılır.

Müşteri, Katılım Bankasının vekili olarak önce malı banka adına satın alır, sonra aynı malı bankadan vade farkı ile kendine satın alır. Bu ikinci işlemde akdin iki tarafı da müşteri olur; yani bir taraftan bankanın vekili olarak hareket eder ve malı satar, diğer taraftan kendisi asil olarak malı kendine satın alır. Burada fatura bankaya değil müşteriye kesilir. Hukukta bir şahıs, bir tarafın vekili bir taraftan da asil olarak akdin iki tarafını da teşkil edip işlem yapabilir.

Aslında müşteriye limit vermekle banka tarafından yapılan şey açık olarak şudur; şu satıcıdan şu malı şu şartlarda banka adına satın almaya sana vekalet verdik ve vekaletle bankaya aldığın bu malı şu şartlarda (vade, fiyat, vb.) kendine satmaya ikinci bir vekalet daha verdik. Sonuçta müşteriye çift vekalet verilmiş olur.

Dünyada başka örnekleri var mı?

Katılım Bankaları, 1970’li yıllardan itibaren dünya mali gündeminde tartışılan bir konudur. Türkiye’deki ilk uygulaması ise, 1985 yılında AIbaraka Türk tarafından başlatılmıştır. Faizsiz bankalar, iştirakleri ve şubeleri ile halen 60’tan fazla ülkede faaliyet göstermektedir. Bünyelerinde faizsiz esaslara göre çalışan birimler kuran batılı banka ve kurumlar da vardır. Bunlara örnek olarak; Citibank, Hsbc, Union Bank of Switzerland, Kleinwort Benson, ANZ Grindlays, Goldman Sachs gibi müesseseler sayılabilir. Batılı bankalarca kurulan ilk bağımsız faizsiz banka, Citibank tarafından 1996 yılında, 20 milyon USD sermaye ile Bahreyn’de kurulan Islamic Investment Bank’tır.

 

Katılım Bankaları başka hangi hizmetleri veriyor?

Topladığı fonları değerlendirme ve ortaya çıkan kârı paylaşma bakımından klasik bankalardan esaslı olarak ayrılan Katılım Bankaları, diğer bütün bankacılık hizmetlerini sunmaktadır. Özel cari hesaplar, teminat mektubu verme, akreditif açılması, çek karnesi verilmesi, çek ve senetlerin tahsile alınması, ihracat akreditiflerinin ihbar ve teyit edilmesi, seyahat çeki verilmesi, döviz alım satım işlemleri, yurtiçi ve yurtdışı havale ve transfer işlemleri, kredi kartları, TEDAŞ, Telekom ile yerel yönetimlerin doğalgaz ve su faturası tahsilatları, SGK ve vergi ödemelerine aracılık edilmesi.

Kaynak:ALBARAKATÜRK




coded by nessus

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)