Facebook
RSS

Bu şirkette sermaye, ortakların itibarından ibarettir. Burada maksat, veresiye mal alıp satarak elde edilen karı ortaklar, kendi aralarında paylaşılırlar.

Varlıklı kişiler itibarlarını ortaya koyarak sermayesiz de ticaret yapabilirler. Böyle bir ortaklığa şirketi vücuh denir. Bu ortaklık, eğer zarar, karın bölüşüldüğü gibi bölüşülürse muteber olur, yoksa olmaz. Böylece faizsiz işletmelerde bu sayede paranın yerini itibari değer almış olur. Belki altın yoktur, para yoktur ama hesapta / kâğıtta/ yazıda altın vardır. Bunun için de bir itibar senedinin çıkarılması gerekir. Senedin karşılığı tanımlanmalıdır. Yani bu itibarlı adamın dayanışma ortaklığı belli olmalı ve taşınmaz rehin gösterilmelidir. Senet kullanılırken bir değer karşılığı verilmelidir.  Böylece işletme, kendi parasını kendisi üretmiş olur.

Bu şirket Hanefilere göre sahih olmakla beraber Şafiilere göre batıldır[1]. Her ne kadar hadiste[2] Müslümanlar belirledikleri şartlara uyarlar denilmişse de bu şartların temel esaslara uygun olması gerekir. Mesela üzerinde dikkatli bir şekilde durulduğu takdirde Kuran’ın müdayene ayetinde borcun, hamiline yazılı senede dayanması, dayanışma içersinde olması, ayrıca teminat altında bulunması gerektiğini ortaya koyduğu görülür. Kuran bu suretle böyle bir senet olmadan ticari şirketlerin kurulamayacağını belirtmiş olmaktadır. Dolayısıyla hamiline yazılı senet dışında bir borçlanma şekli olmadığı söylenebilir.

Kazancın biri emek, diğeri ise riziko olmak üzere iki kaynağı vardır. Sermayenin riziko taşımadan kar etmesi, faiz olup meşru değildir. Tesislerin kirası ise onların yıpranmaları karşılığıdır.

Her ne kadar Şafii ve Malikilere göre bu ortaklık geçersiz ise de bize göre bir işte bir akit ile satın alma, başka bir akit ile de satım işi gerçekleşiyorsa burada kar olabileceği gibi, zarar da olabilir. Yani burada bir riziko vardır. Bundan dolayı şirket-i vücuh meşru olur. Diğer bir anlatımla ticaretin batıldan istisnası riziko illetine dayanır, diyebiliriz.

İtibara dayanarak sermaye bulunmuş olsa bile bunun bir senetle teyit edimlisine ihtiyaç vardır. İtibarın senetle teyit edilmesi para mahiyetinde olduğundan para hükmünü taşır. Zaten kâğıt para da bundan başka bir şey değildir. Devlet kendisi para çıkarmaz. Devlet ancak piyasaya para çıkışları denetler. Bu para çıkışları dayanışma ortaklığı ile teyit edilmelidir. Piyasaya çıkacak olan senetler, ancak gayrimenkul ipotek karşılığında çıkarılabilir. Yani bunlar, bir değer karşılığında tedavül eder. Karşılıksız bir senet çıkarılmamalı ve her senet muhasebede kayıtlı bir yazılı belgeye dayanmalıdır

Sonuç olarak, şirket-i vücuh caizdir. Ancak bunun yazılı olması gerekir. Bu husus Kuran’ın en uzun ayeti olan müdayene ayetinde[3] belirtilmiştir. Fakat tebliğci bu ayeti ele alıp değerlendirmemiştir.

YAZAR: PROF. DR. OSMAN ESKİCİOĞLU

———————————————

[1]- Serahsi, Mebsût, XI, 154

[2]- Buhârî, İcâre, 14; Tirmizî, Ahkâm, 17.

[3]- Bakara 2/ 282




coded by nessus

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)