Facebook
RSS

İlk üye, hesap sahiplerinin kişiliğinde temsil olunur. Yani bankaya para yatıranların tümü bir üyedir (veya âkid taraflardan biridir). Her hesabın mülkiyeti, o hesabın sahibi adına mahfuzdur, -Faizli bankalarda olduğu gibi— borç yoluyla mülkiyeti bankaya geçmemektedir. Diğer taraftan açılan hesaplara yatırılan paraların bir kısmı, diğerinden ayrı değildir. Aksine banka, hesap sahiplerinin izni ile şer’î bir şekilde kullanır ki yatırılan paraların toplamı, bütün hesap açtıranlar için şayi (yaygın) bir mülktür, herkes açmış olduğu hesabı oranında bu şayi mülkün bir hissesine sahiptir. Böylelikle mudara aktinde mal sahibi bütün mûdîlerin(mevduat sahiplerinin) iradesini şahsında temsil eden banka olur ki banka bu iradesini —ileride de geleceği üzere— onların vekili niteliğiyle temsil eder. Bankaya gelen herhangi bir vadeli hesap, bu hesaplar toplamını kapsayan Vadeli Hesaplar

Denizinin kapsamına girer.

Mudâraba (Emek-sermaye ortaklığı) da ilk tarafı temsil eden bu hesapların sahibi olan mûdîlerin haklarını sınırlandırırken, bu hakların Islama uygun bir şekilde sınırlandırılması ve para sahiplerini, paralarını bu bankaya yatırmaya iten eğilimlerinin de dikkate alınması gerekir. Çünkü biz, bunlara dikkat etmeyecek olursak, faizsiz bankaya para yatıranlar oraya değil de, faizli bankalara gidip paralarını yatıracaklardır.

Mudileri para yatırmaya iten gücün ne olduğunu tetkik edecek olursak, bunun aşağıdaki unsurlardan oluştuğunu göreceğiz,

a)Yatırılan paranın garanti altında olması Faizli bankaların, borç niteliğini taşıdığından yatırılan para için sahiplerine garanti vermeleri,

b)Faizli bankaların faiz adı altında vadeli hesap sahiplerine bir gelir sağlamaları,

c)Mûdînin, belirlenen sürenin sonucunda parasını geri alabilmesi.

YAZAR: MUHAMMED BAKIR es SADR




coded by nessus

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)