Facebook
RSS

Murabaha (satıcı tarafından maliyet fiyatı ve kar oranı açıklanan satış) İslam Ticaret Hukukunda “güven esasına dayalı alışveriş sözleşmeleri” arasında yer alır. Bu alışverişte satıcı malın kendisine maliyetini müşteriye açıklamakta ve bu maliyet üzerine bir miktar kar koyarak satmaktadır. Alıcı satıcının bu beyanına güvendiği için bu tür satış, güven esasına dayalı satış sözleşmeleri arasında yer alır. Satıcının malın maliyetini açıklarken kesinlikle doğru miktarı söylemesi gerekmektedir. Müşterinin aldatıldığı ortaya çıkar ise akitten dönme hakkı vardır. Murabaha iki kısma ayrılmaktadır:

a. Klasik murabaha

b. Çağdaş murabaha

a. Klasik Murabaha

Klasik murabaha, satıcının, sattığı malın maliyeti ve karını müşteriye söyleyerek satmasıyla gerçekleşir. Bu alışverişte müşterinin malı alıp almayacağına dair önceden herhangi bir vaadi söz konusu değildir. Örneğin satın alınmak istenen bir arabanın satıcısı, arabanın kendisine maliyetini söyler ve üzerine kar koyarak satış yapar ise bu satış klasik murabaha olarak adlandırılır.

b. Çağdaş Murabaha

Çağdaş murabaha ise Katılım Bankaları tarafından uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemde müşteri satın almak istediği malı görür, beğenir ve peşin fiyatını öğrenir. Daha sonra Katılım Bankası’na gelerek peşin fiyatını öğrendiği malın alınıp kendisine vadeli olarak satılmasını ister. Katılım Bankası müşteriyi değerlendirir, ödeme gücünü araştırır, çeşitli teminatlar alır ve müşteriye ne kadar vade farkı uygulayacağını açıklar. Sonra da malı peşin fiyata satıcıdan alıp, vadeli olarak müşteriye satar. Katılım Bankası, malın peşin bedeli ile vadeli fiyatı arasındaki farkı kar olarak kaydeder. Burada önemli olan husus malı önce Katılım Bankası’nın satın almasıdır. Eğer müşteri satın aldığı bir mal için finansman talebinde bulunursa Katılım Bankası bu talebi kabul etmez. Çünkü bu durumda borcun finansmanı söz konusudur ve borç finansmanı ise faizdir.

Usulüne uygun bir tarzda ve gerçekten bir alıcı ve satıcı gibi hareket edilerek, yani ticaretin kaidelerine riayet edilerek yapılan bir çağdaş murabaha akdi Katılım Bankası prensiplerine uygundur. Çünkü ticaret insanlara haksızlık yapılmadan gelir elde etme yollarından birisidir ve murabaha da bir ticaret çeşididir. Satıcının ticaretini yapmak istediği malı alıp elinde bekletmesi gerekmez. Yani ticaret, malın satın alınıp, belli bir mekanda bir süre bekletildikten sonra satılmasını gerektirmez. İhtiyacı olan kişi, satın almak istediği malı belirler ve peşin fiyatını öğrenerek Katılım Bankası’na başvurur. Katılım Bankası ilgilenilen malı peşin alıp isteyen müşterisine vadeli olarak satabilir. Katılım Bankası, banka gibi yalnızca para satmayı ve kredi vermeyi amaçlamayıp, malın alınıp satımını hedeflemelidir. Aksi takdirde Katılım Bankası sadece peşin paranın vade ile satımını hedefliyor ise bunun faizden başka bir şey olmadığı aşikardır. O halde Katılım Bankaları murabaha sözleşmelerini düzenlerken kendilerinin “ara satıcı” olduklarını göz önüne alarak şartları belirlemeli; asla bir kreditör gibi hareket etmemelidirler.

Yazar: Mehmet Odabaşı (Kuveyt Türk Danışma Kurulu Üyesi)

Kaynak: Kuveyt Türk Faizsiz Bankacılık İlkeleri Eğitim Notları




Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)