Facebook
RSS

Özel İslâm bankaları olarak hangi bankalar mevcut?

1. Faysal İslâmic Bank

2. Gine İslâm Yatırım Şirketi

3. Sudan İslâm Kalkınma Bankası

4. Senegal Faysal İslâm Bankası

5. Senegal İslâm Yatırım Şirketi

6. Nijer Faysal İslâm Bankası

7. Nijer İslâm yatırım Şirketi

8. Bahama Faysal İslâm Bankası

9. Sudan Bank

10. Kıbrıs-Lefkoşe’de Faysal İslâm Bankası, bugün 10.000 tane mudi var. Kıbrıs’ın en büyük bankası olmuş vaziyettedir.

11. Bahreyn İslâm Ekonomi Şirketi

12. Sudan İslâm Bankası

13. Pakistan Finans Kurumları Organizasyonu

14. Pakistan Küçük İşletmeleri Finans Organizasyonu

15. Pakistan Bankalarında İslâm Bankası Bölümleri.

Pakistan’da İslâm Bankası kurulmadı. Bütün bankalarda mecburi olarak İslâm Bankası şubeleri açıldı. Her banka iki hesap açıyor. Birinci faizli, ikincisi faizsiz.

Böylece tedricen bütün bankaları İslâmi hale getirme gayreti olduğu için burada branşlarda bir birlik kuruluyor.

16. Bahreyn Faysal İslâm Bankası

17. Milletlerarası Finans ve Kalkınma Bankası. Kahire-Mısır.

18. Pakistan Yatırım Kurumu

19. Körfez İslâm Yatırım Şirketleri

20. Bahreyn İslâm Bankası

21. Sudan İslâm Yatırım Şirketleri

22. Kuveyt Finans Kurumu. Şu anda en kuvvetli banka bu.

23. Dar al-Maal el-İslâm—Cenevre-İsviçre

24. Nasır Sosyal Bankası—Mısır

25. Dubai İslâm Bankası

26. Faysal İslâm Bankası—Mısır

Bunun dışında da daha bankalar var. Yeni kurulanlar var. Bir tanesi şu anda Danimarka’da kuruldu. Danimarka İslâm Bankası.

İslâm Kalkınma Bankası için de bir çift söz söyleyeyim. Bu banka 2 milyar İslâm Dinarı sermaye ile kuruldu. Henüz hepsi daha ödenmedi. 42 ülke üyedir. 2003’te üye sayısı 55 oldu. Her ülkenin belli bir taahhüdü var. Türkiye büyük gruplar arasındadır. Bu bankanın kurucuları ülke maliye bakanlarıdır. İdare heyetine de 13 kişi girer. Bu 13 kişiden 7’si, büyük kuruculardır. Ve daimi aza bulundurur. Suudi Arabistan, Libya, Kuveyt ve Arap Emirlikleri, Türkiye, İran, Mısır bu yedisinin  büyük sermayeleri olduğu için yedi daimi üyesi vardır. Kalan altı azalık, İslâm ülkeleri arasında gruplaşmıştır. Her grup bir temsilci seçer. (Evvelce Türkiye ile Pakistan bir grup yapılmıştı. Katar, Pakistan, Türkiye üçümüz bir grubtuk.) O zamanki durum böyle idi. Sonra Turgut Özal zamanında Türkiye daimi üye oldu.

Bu teşkilât iktisadi sahalarda projelere ortak oluyor. Dış ticarette yardımda bulunuyor. Kâra iştirak sistemiyle katılıyor. Kiralama sistemi ile yardımda bulunuyor. Ve karz-ı hasen ile yardımda bulunuyor.

Aynı şekilde diğer bankaların da çalışmaları bu minval üzere gidiyor. Mesela; Kıbrıs’taki İslâm Bankasının çalışma şartlarını Türkçe anlatan bir broşür var elimde. Orada bunları özetliyor.

Bankanın hesapları diyor:

a) Yatırım hesapları

b) Tasarruf hesapları

c) Zekât-Karzı Hasen fonu

Yatırım türleri ve yöntemleri de:

a) Mudarabe

b) Muşareke

c) Mürabaa satışlar

d) Selem satışlar

e) Taksitli satışlar, bu bütün bankalarda var zaten.

Son nokta, İslâm ülkeleri arasında iktisadi işbirliği konusunda ticaret oranları % 8-9’a ulaştı. Şu anda Türkiye’nin bütün İslâm dünyası ila yaptığı dış ticaretin son rakamları var. İsteyen buradan bilgi alabilir.

Gelişmeler vardır. Hulasa edersek, kervan yola çıkmıştır. Yolunun artık sürati, düzgün gitmesi, bu yolda gidenlerin ve kılavuzların basiret, dirayet ve ihlâsına bağlıdır.

En önemli unsur insan yetiştirme unsurudur. İhlâslı, mücahit karakterde, inançlı, bilgili, aydın ve uzmanlara ihtiyaç var. Bunlar yetişir de bu müesseselerin başına geçerse müesseseleri alıp götürecektir. Çünkü bu işin bir modeli yok. Yeni kuruluyor. Bizler, sizler kuracağız. Yeni nesiller kuracak. Araştırmalara ihtiyaç var. Binlerce doktora tezine ihtiyaç var. Bunlar yapılır, işbirliği çoğaltılırsa muvaffak olunulacaktır. Çünkü bu hareketleri baltalama faaliyetleri çok hızlıdır. Bu da hareketin doğru yolda olduğunun bir nişanesidir. Meselâ; İslâm Bankaları Federasyonu Cidde’de merkezini kuracaktı. Merasimi hazırlanmış, ertesi gün açılış yapılacak. O sırada Rockfeller Cidde’ye gelmişti. Baskı yaptılar ve açılış akim kaldı. Çünkü Suudi Arabistan’da da bizim gibidir. İslâm Bankası henüz yoktur. (o zamanki durum.)

Raci diye bir sarraflık  şirketi vardı. İşte onlara biraz imkân verdiler. Yeni kurulacak deniyor, daha tam değil. Sebebi şu: Biz şeriat ülkesiyiz diyorlar. Ama bankalar İslâm Bankası değil. Halk bunun farkında değil. Faiz alınmıyor deniyor ama faiz var. Şimdi reklam yapılsa ve İslâm Bankası kurulacak diye, halk o zaman soracak; “bu bankalar ne idi öyleyse?”. Tabii durum ortaya çıkacak. Onun için hayır demiyorlar, çünkü şeriat ülkesi. Evet de demiyorlar. Böyle muallakta kalıyor durum. Ama şartlar zorluyor. Bu zorlamalarla inşaallah, İslâm Ülkeleri işbirliğini arttırır, ihlaslı çalışmalar olursa, iyi sonuca doğru gidilecektir. Daima inancım budur. Zaten yeis içinde olmamak lâzım.

Türkiye’nin önemi çok büyük. Bizlerin görevi önemli ve büyük. Çalışırsak hem kendimizi hem İslâm dünyasını, hem bütün dünyayı kurtarabiliriz. Çünkü bütün dünya bugün hakikaten bunalım içindedir. Teknik refah içinde sefalet var, ruhî bunalım var. Dünya insanlığı kurtuluş yolu arıyor. Ve mü’min olanların bu yolu evvela arayıp kendini kurtarması, sonra kardeşlerine göstermesi vazifesidir.

YAZAR: PROF. DR. SABAHADDİN ZAİM




coded by nessus

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)