Facebook
RSS

Zekât verilecek kimsenin aşağıdaki niteliklere sahip olması gerekir:

1) Yoksul olması: Temel ihtiyaçları dışında, borçları düşülüp, geride nisap miktarından çok yıllanmış malı olan kişiye zekât verilmez. Belki nâfile olarak bağışta bulunulabilir.

2) Müslüman olması. Çoğunluk müctehitlere göre gayri müslimlere zekât verilmez. Çünkü Hz. Peygamber Muaz İbn Cebel’e; toplayacağı zekâtı Yemen’in yoksul müslümanlarına vermesini bildirmiştir. Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed’e göre nâfile sadakaların zimmîlerin yoksullarına verilmesi câizdir.[1] İmam Züfer’e göre ise gayri müslim zimmîlere de zekât verilebilir.[2]

3) Zekât verenin, zekât alacak olanın nafakası ile yükümlü olmaması: Buna göre bir kimse ana, baba, dede, nine, çocuk ve torun gibi yakınlarına yoksul olsalar da zekât veremez. Çünkü onlara zaten bakmak zorundadır. Ancak kardeş, yeğen, amca, dayı, hala, teyze ve bunların çocukları gibi hısımlarından yoksul olanları, yakınlık sırasına göre zekât vermede tercih etmesi daha faziletlidir. Ebû Yûsuf, İmam Muhammed, Şâfiî ve Malik’e göre, kadının fakir bulunan kocasına zekât vermesi caizdir.

Çünkü Allah’ın Rasûlü bu konuda soru soran İbn Mes’ud (r.a)’ın karısı Zeyneb (r. anhâ)’ya şöyle cevap vermiştir: “Kocan ve çocuğun tasadduk etmene daha lâyıktır.”[3]  Zekâtın, zengin bir kimsenin muhtaç durumdaki babasına veya çocuklarına verilmesi câizdir. Çünkü bunlar birbirinin malı ile zengin sayılmaz. Buna göre ilim için çalışan ve zengin olan ailesinden ihtiyacı kadar yardım göremeyen öğrencilerin zekât kaynaklarından yararlanması caiz olur. Dernek ve vakıf yöneticileri “vekil” sıfatıyla teslim aldıkları zekâtı öğrencilere ve sekiz sınıftaki yerlere ulaştırabilir. Mü’minlerin bedenle ibadet için mescidlere koştukları gibi, malla ibadet için zekât vermeğe de koşmalarını Yüce Allah’tan niyaz ederiz.

YAZAR: Prof. Dr. Hamdi Döndüren

KAYNAK: ALTINOLUK DERGİSİ 2000 – Aralik, Sayı: 178, Sayfa: 039

———————————–

1. bk. Bakara, 2/ 271. Bu âyette mü’min münkir ayırımı yapılmamış, Muaz hadisi ise âyet tahsîs etmiştir.

2. bk. Kâsânî, Bedâyi’, II, 43 vd.; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, II, 21;el-Fetâvâ’l-Hindiyye,I, 176.

3. Ebû Dâvud, Zekât, 44.




Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)