Facebook
RSS

İSLAM BANKACILIĞI Kategorisindeki Yazılar

Print Friendly, PDF & Email

1. Bir varlığı belirli bir süre sonra geri alma vaadiyle satmak, satın almak, kiralamak ve kira gelirinden faydalanmak caiz midir? 2. Tasfiye/itfa döneminde varlıkların geri alınması sırasında uygulanması gereken satış fiyatı ilk satış bedeliyle aynı (nominal fiyat) olabilir mi? 3. Sukuka dayanak oluşturan varlık sepeti içerisine alacaklar dahil edilebilir mi?  Bu Soruların Cevapları 1. Sukuk İhracının Fıkhi Hükmü Kira sertifikası uygulaması özü itibariyle sonraki dönem Hanefî fıkıh kitaplarında ve Mecelle’de (madde. 118,119, 396-403) yer  

Print Friendly, PDF & Email

Türkiye uygulamasında “Katılım Bankacılığı” adı verilen faizsiz bankacılık sistemi için dünyada en yaygın olarak kullanılan kavram İslâmî Bankacılık’tır (Islamic Banking). Bu isimlendirme, faizsiz bankacılık uygulamalarında İslam Hukuku kurallarının esas alındığını açık bir şekilde göstermektedir. Şu halde Katılım Bankaları faizli işlemlerden uzak durma, ticaret ve ortaklık yöntemlerinin helal olması, akitlerde tarafları anlaşmazlığa sürükleyecek belirsizliklere ve haramı serbest hale getirecek şartlara yer vermeme, İslam Hukuku’na göre ticarete konu olamayacak nesnelerin (içki, domuz  

Print Friendly, PDF & Email

Bankalar kredi talebinde bulunan müşterilerine krediyi nakit olarak teslim eder ve vadesi dolduğunda faiziyle birlikte geri almak isterler. Buradaki ilişki borçlu-alacaklı ilişkisidir. Ancak Katılım Bankaları tarafından uygulanan çağdaş murabahada[1] müşterinin Katılım Bankası’na ödediği bedel, kendisine satılan malın vadeli fiyatıdır. Dolayısıyla buradaki ilişki alıcı-satıcı ilişkisidir. Bankalar tarafından verilen krediler ile çağdaş murabaha yönteminin netice itibariyle aynı sonucu veriyor olmaları, birbirleriyle aynı oldukları anlamına gelmemektedir. Faiz vadenin karşılığı olduğu ve çağdaş murabahada  

Print Friendly, PDF & Email

Katılım bankaları, son yıllarda finansal hayatımızda daha çok yer almaya başladı. Ancak hâlâ bu bankalarla ilgili pek çok soru işareti var kafamızda: “Bunları, diğer bankalardan ayıran özellikleri neler?, Neden hiç zarar etmiyorlar?, Vade farkı ile faizin farkı ne?…” Rızkına faiz bulaştırmak istemeyenlerin finansal işlemleri için en çok başvurduğu kurumlardır katılım bankaları. Her para hareketinin mutlaka bir mal veya hizmete karşılık geldiği, gelirin ise kâr-zarar ortaklığı esasına göre bölüşüldüğü bir sisteme  

Print Friendly, PDF & Email

Normal olarak faizli bankaların sahip oldukları sermayeye göre, faizsiz bankanın daha büyük bir sermayeyi kullanmasını zorunlu görmekteyim. Çünkü karşı karşıya kalınan zararların ağırlıklarını esaslı bir şekilde yüklenen bankanın sahip olduğu sermayedir. Bu sermaye, mudî ve müşterilere zararların yansımasını önler ve onları karşılamakta bankaya yardımcı olur. Böylelikle banka hepsinin kendisine duydukları güveni korur, işini rahatlıkla yürütür ve her mudîye ve müşteriye kapılarını sonuna kadar açar… Bankanın sermayesi ile karşılanacak zararlar arasındaki  

Print Friendly, PDF & Email

Katılım Bankalarının fon toplama ve fon kullandırma işlemlerinde klasik bankacılıktan işleyiş farkı nedir? Bir getirinin faiz olabilmesi için kazancının önceden belli olması ve paranın karşılığında para kazanılması gerekir. Örneğin klasik bankalar belli bir faiz karşılığında mudilerden para toplamakta ve yine ilan edilen faiz oranlarında nakit kredi olarak ihtiyaç sahiplerine sunmaktadırlar. Kâr payında ise toplanan fonların sahiplerine belli bir gelir taahhüdünde bulunulmadığı gibi yatırılan anaparanın garantisi dahi yoktur. Katılım Bankaları topladıkları  

Print Friendly, PDF & Email

Katılım Bankaları neden banka faizlerine yakın kâr payı dağıtıyor? Birçok çevrede zaman zaman dile getirilen bu soru veya şüphe, bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bankalar tasarruf sahibine daha ilk başında yani parayı yatırma aşamasında vereceği faiz oranını ve tutarını taahhüt etmekte, ancak Katılım Bankaları geçerli kâr marjları üzerinden yatırılan parayı değerlendirdikten sonra, kazandığı tutarı paylaşmaktadır. Dolayısıyla, önceden belirleme mümkün olmadığı için bankaların takip edilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Reel ekonomik  

Print Friendly, PDF & Email

Kamuoyunda Katılım Bankalarının hiç zarar etmediği şeklinde yanlış bir kanaat oluşmuştur. Ticari hayatta kâr kadar zarar da doğaldır ve kaçınılmazdır. Her yapılan işlemden kâr elde edilmesi de mümkün değildir. Fakat Katılım Bankaları sıradan bir ticari müesseseden farklı olarak Türkiye çapında çok farklı sektörlerden binlerce firma ile çalışmaktadır. Çalışacakları firmaları seçme şansına sahip oldukları gibi, her tür istihbaratın ardından gerekli teminatları da almaktadırlar. Kredi değerliliği olmayan firmalar ile çalışılmamaktadır. Buna rağmen,  

Print Friendly, PDF & Email

Vadeli olarak açılan katılma hesaplarına dağıtılacak kâr, fon kullandırma faaliyetlerinin neticesinde oluşan kâr seviyesine bağlıdır. Toplanan fonlar, para cinsine göre TL, USD ve EUR havuzlarında toplanır. Fon kullanmak isteyen müşteriye talep ettiği para cinsi ve vade grubuna göre ilgili havuzdan fon kullandırılır ve bu işlemden doğan kâr veya zarar da prensip olarak ilgili havuza dağıtılır. Dağıtılan kâr, günlük bazda hesaplanır ve hafta başına rastlayan gün gazetelerde ilân edilir. Uygulanacak kâr  

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)