Facebook
RSS

VERGİ Kategorisindeki Yazılar

Print Friendly, PDF & Email

İslami bir ekonomide faizin yasaklanmasının mali politikaların rolü açısından önemli sonuçları olacaktır. Yönetim normal bir şekilde özel sanayilerde yeni yatırımları teşvik etmek için özendirici amortisman ödeneklerine, vergi tatillerine vb. izin verecektir. Bu aşırı güçlü mali teşviklerin erdemliliği tamamen ekonomik ve idari zeminlerde sorgulanabilir. Böylesi teşvikler vergi gelirlerinde önemli daralmalarla sonuçlanacak ve vergi yönetimini zorlaştıracaktır. Ancak, sanayiler için önemli bir para sübvansiyonu-sübvansiyonun kapsamı sermayenin hayali fiyatı ile sıfır fiyat arasındaki fark  

Print Friendly, PDF & Email

İslam’da mali siyasetin başlıca hedefleri olarak adil gelir bölüşümü ve fiyat istikrarını tespit edebiliriz. Gelirler ve harcamalar  bu politikanın ana unsurudur. Batı iktisad tarihinde bu unsurlar büyük ölçüde sınıf mücadelelerinin belirlediği vetire içerisinde ve deneme-yanılma yoluyla bugünkü yapılarına kavuşmuş iken, İslam’da ilkeler ve bunların oluşturduğu sistem önemlidir. Mali politikanın uygulanmasında devlete düşen yetki ve vazifelerin başında herkesin asgari ihtiyaçlarının temin edilmesi gelmektedir. Devlet gelirleri Allah’ın iradesine  uygun olarak harcanır. Mesela  

Print Friendly, PDF & Email

Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda gelir dağılımındaki mevcut adaletsizliklerin daha da derinleştirdiği ileri sürülmektedir.[1] Öyle ki, birçok ülkede gelir dağılımı problemi sarılmayı bekleyen bir yara gibidir. Faiz ve kredi sistemi ise adeta bu yaraya tuz basmakla eşdeğerdedir. Faizin, sıkıntının boyutunu büyütmekten başka bir etkisi yoktur. Shorrocks ayrıştırma analizi kullanılarak yapılan bir araştırmada, Türkiye’de hane halkı bazında ana ve alt gelir türlerinin gelir dağılımı eşitsizliğine yaptıkları katkılar ve gelir türlerine ait “Gini  

Print Friendly, PDF & Email

Ülkelerarası mal ithalat ve ihracatını kısıtlamak veya yasaklamak üzere devletler tarafından konulmuş olan vergilere gümrük adı verildiğini biliyoruz. Ayrıca devletlerin ekonomiye müdahale yollarından birisinin de yine gümrük olduğunu çok iyi biliyoruz. Şimdi İslam hukukunun gümrük vergisi ve bu yolla ekonomiyi himaye konusundaki görüşlerini almaya çalışalım İslam hukukuna göre ticaretten vergi alınır. Kasani, ticaret mallarının vergi nisabının, altın ve gümüşün nisabı kadar olduğunu ve Müslümanlardan kırkta bir nispetinde vergi alınacağını söylemektedir.[1]  

Print Friendly, PDF & Email

Aslında ekonomi aynı fizik ve kimyada olduğu gibi bir ilimdir. Fakat batının kurduğu Rönesans medeniyeti onun terminolojisini fen bilimlerinde olduğu gibi tam anlamıyla ortaya koyamamıştır. O sebeple bugünkü ekonomik anlayışlarda bir takım çelişki, eksik ve aksaklılar bulunmaktadır. Mesela konumuz olan ücret, kar, kira ve faiz konularında liberalist ve kapitalist görüşler tam isabet sağlayamamıştır. Bunlar ücret, kar ve kiraya evet derken ekonominin bir çeşit kanseri olan faizi de meşru görmeleri uygulamada  

Print Friendly, PDF & Email

İslâm devletinde normal şartlar altında zekât vergi olduğu gibi, vergi de zekâttır. Çünkü Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali dönemlerinde devlet, zekâtın dışında başka bir vergi almamıştır. İslâm hukukçuları ayet ve hadislere dayanarak zekâtın sebebinin mal olduğunu söylemişlerdir. Çünkü ayette “Onların mallarından bir sadaka (vergi) al.” buyurulmuştur. Serahsi’nin bu ayete dayanarak zekâtın sebebinin mal olduğu görüşündedir. Zekâtın sebebinin mal olduğu hakkında hadisler de vardır.  

Print Friendly, PDF & Email

Fakirlik nedir? Fakirlik: normal hayat için lâzım olan şeylerin yokluğu veya mutlaka lâzım olan asgarî (en az) miktardan daha az kıymetlere sâhip olmaktır. Hayat için asgarî miktar ise tabiî (ve târihî) kategoridir ve kişiye ve âilesine, toplumun gelişme seviyesi ne ve maddî imkânlarına uygun olarak maddî ve kültürel ihtiyaçlarını temîni için yetecek kıymetler toplamını teşkîl etmektedir. Toplumun görevi tam bir eşitlik gerçekleştirmek olmayıp, her şeyden evvel herkese mutlaka lâzım olan bu asgarî miktarı temin  

Print Friendly, PDF & Email

GİRİŞ Bugün hemen hemen bütün dünya fiziki alanda Rönesans medeniyetinin ürünlerini yaşamaktadır desek her halde hata etmiş olmayız. Hattâ çağımızda insanoğlunun teknolojik bakımdan genel anlamda bir birlik ve bütünlük sağladığını söylemek de mümkündür. Ancak bilim ve teknolojinin insana sunduğu bunca mal, mülk, imkan ve vasıtalara rağmen insanlar mutlu değildirler; yeryüzünün hemen hemen her tarafında içtimai, siyasi ve iktisadi sıkıntılar vardır. Bilindiği gibi Batı Rönesans, Reform ve Aydınlanma hareketleriyle hayatı değiştirmeyi  

Print Friendly, PDF & Email

GİRİŞ: Ekonomideki “İnkısam” veya “bölüşüm” konusunun çok önemli olduğunu söylemek, bir gerçeği ifade etmek demektir. İktisatçılar, “hangi mallar, ne kadar, nasıl ve kimler için üretilir?” problemini, toplumların çözmek zorunda olduğunu ileri sürüyorlar.1 Çözülmesi lâzım gelen meselelerden birisi de “üretime katılanların payları” konu­sudur. Dolaylı veya dolaysız olarak, üretim faaliyetine katılmış olanların haklarını vermek de en az üretimi meydana getirmek kadar önem taşır. Çünkü üretim neticesinde ortaya çıkan artı değerin kimin hakkı olduğu hususu  

Sitemize yeni eklenen makale ve içeriklerden haberdar edilmek ister misiniz? E-mail adresinizi sistemimize kaydedin, sizi haberdar edelim. (Lütfen geçerli ve sürekli kullandığınız e-mail adresinizi kaydediniz.)